TurkiyeMirc Internet Hizmetleri

Archive for Şubat, 2009

Şub 28th 2009 Erdoğan ahlaksızlıkla suçladı

84847

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’li kadınların Batman’da seçim çalışmaları sırasında defalarca saldırıya maruz kaldıklarını belirterek, ”Allah aşkına soruyorum, AK Parti’ye ya da herhangi bir partiye mensup olan herhangi bir hanımefendiye el kaldırmak hangi ahlaka sığar?” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 29 Mart seçim mitingi için Batman’a geldi. Valilik önünde (Cumhuriyet Meydanı) yapılan mitinge yağmura rağmen binlerce kişi katıldı.

Batmanlılar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, ‘Davos Fatihi hoş geldin!’, ‘TRT şeş bir xêr hati’, ‘Sayın Başbakanımız bize Allah’ın bir lütfusun’, ‘Hem sesimiz, hem rengimiz, Tayyip bizim her şeyimiz’ pankartları ile karşıladı. Miting öncesi eşi Emine Erdoğan ile platforma çıkarak Batmanlıları selamlayan Başbakan Erdoğan da, bütün ilçelerin ismini okuyarak, Batmanlılara “Canım kardeşlerim” diye seslendi.

Erdoğan, AK Parti’li kadınların seçim çalışmaları sırasında saldırıya uğradıklarını belirterek, şunları kaydetti:

KADINA EL KALDIRMAK HANGİ TÖREYE SIĞAR

”AK Parti siyasetini anlatan Batmanlı kadınların siyasete, demokrasiye katılma çabaları için kapı kapı dolaşan hanım kardeşlerimiz geçen günlerde defalarca fiili şiddete, saldırıya maruz kaldılar. Allah aşkına soruyorum, AK Parti’li ya da herhangi bir partiye mensup olan herhangi bir hanımefendiye el kaldırmak hangi ahlaka sığar? Hangi töreye sığar? Hangi siyasi anlayışa sığar? Böyle bir zorbalık olur mu? Böyle bir gözü dönmüşlük olur mu? Şiddetten başka yol bilmeyenlerin millete, memlekete bir faydası olur mu?

‘Ne kadar kadın o kadar demokrasi’ dediğiniz bu mudur? Vicdan bu mudur? İnsaf çeşmeleri bu kadar mı kurudu Allah aşkına. Siz Batman’ın bir huzur şehri olmasından neden bu kadar rahatsız oluyorsunuz diye soruyoruz. Neden demokratik yarışa şiddet bulaştırdınız? Üstelik neden bunu kadınlar eliyle, kadınlar üzerinden yaptınız? Zannediyor musunuz ki Batmanlı kadınlar, kızlar, Batmanlı hanımefendiler bu yolunuza, bu üslubunuza, bu siyasetinize olur vereceklerdir. Hayır yanılıyorsunuz. Ne kadar yanıldığınızı yarın siz de göreceksiniz.

Haraç istemekle oy istemek aynı şey değildir. Demokrat olmakla ceberrut olmak da aynı şey değildir. Oy istemek halkın rızasını, onayını istemektir. Şiddetle kimsenin gönlünü alamazsınız. İşte 29 Mart aynı zamanda bunu gösterecektir. Ben o yüzden hanım kardeşlerime şunu diyorum, daha çok çalışacağız ve gereken dersi sandıkta vereceğiz.”

HİZMET HUKUK HÜRRİYET

AK Parti siyasetinin ”gönül kazanma siyaseti” olduğunu, millete efendi olmak isteyenlerle kendi siyasetleri arasında ”gönül” farkı bulunduğunu ifade eden Erdoğan, ”Biz milletimizin, ülkemizin hizmetkarıyız. Yeni bir başlangıcın içindeyiz. 29 Mart için ‘barış içinde yarış’ diyoruz. 29 Mart yeni bir baharın, yeni bir Nevruzun başlangıcı olsun” dedi.

Yerel hizmet ve belediyecilikte ”ak belediyeciliği” Batman’da görmek istediklerini, belediyeciliğin AK Parti’nin uzmanlık alanı olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

”İstiyoruz ki Meleto Dağı kadar başı dik olan Batmanlıların, annelerin, babaların, gençlerin, çocukların yüzü gülsün, bahtı açılsın. O gün gelsin ki hep birlikte geçmişin yaralarını saralım. O gün oylarınızla, tercihlerinizle, iradenizle demokrasimiz güçlenecek, o gün hukuk ve adalet çok daha büyük bir güç kazanacak. Şimdiden gözünüz aydın, hayırlı olsun.

Yolsuzluklarla, yoksullukla yasaklarla mücadele ederek bu günlere geldik. Ferhat dağları deldi Şirin’e kavuşmak için. Biz de dağları deliyoruz sizlere ulaşmak için. Çetin, zorlu, karlı dağları aşarak bugünlere kavuştuk. Bugün unutmayın yeni bir gündür, ‘dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım’. Biz onları söylüyoruz, onun için demokrasinin çıtasını yükseltik. Şimdi daha güçlü demokrasi için meydanlardayız.

AK Parti olarak 3 önemli şiarımız, 3 temel hareket noktamız var: Hizmet, hukuk, hürriyet… Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da siyasetimizi bu çizgide yürüteceğiz. Demokrasiyi, hak ve hürriyetleri güçlendirmek, adaleti yaygınlaştırmak her zaman temel önceliğimiz oldu. Hiçbir zaman istismar siyasetine tenezzül etmedik, mazeretlerin arkasına sığınmadık. İdeolojik propaganda dünyanın en bedelsiz, en ucuz siyasetidir. Biz bunlara tenezzül etmedik. Asıl olan, bütünlüğümüzü muhafaza ederek birlikte güçlenmektir. Manevi, milli duygular, mezhepler, etnik kimlikler, cinsiyet farklılığı istismar konusu yapılmamalı, yapılamaz.”

”FARKLILIKLAR ZENGİNLİK KAYNAĞIDIR”

Erdoğan, insanların kimlik özelliklerinin, farklılıkların zenginlik kaynağı olduğunu, bu zenginliklerin sahiplenilmesi gerektiğine işaret ederek, birliğe değil farklılıklara dikkat çekenler ile daima yara kaşıyanların, insanları kışkırtanların, ayrıştırmaya çalışanların büyük bir yanlışın içinde olduklarını ve millet önünde mahcup olacaklarını söyledi.

”Bizim kitabımızda, senlik, benlik davası yoktur. Dışlamak, horlamak yoktur. Biz meseleye insan odaklı bir anlayışla bakıyoruz. Yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz” diyen AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, siyasetlerinin ana referansının yaptıkları eserler olduğunu, hizmetten kaçınmayacaklarını, hukuk ve adaletten geri adım atmadan hürriyetleri sonuna kadar koruyacaklarını ifade etti.

Demokraside alınan onca mesafeye rağmen birilerinin ”memlekette yaralar açık kalsın, hiç kapanmasın” anlayışıyla hareket ettiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

”Biz yaraları saralım diye uğraşırken birileri yaraları kaşımakla meşgul. Yaraları açanlar, kaşıyanlar aynı yolda yürüyorlar. İstiyorlar ki belli bölgeler, belli şehirler, belli sorunlarla daima beraber hatırlansın. Kendi imtiyazlı seçkin konumlarını kaybetmek istemeyenler, bu ülkenin huzur bulmasından ne yazık ki huzursuz oluyorlar. Ağız tadıyla bir arada yaşama irademiz güçlenirse bu sahnede kendilerine rol verilmeyeceğini iyi biliyorlar. Milletimiz, kendisine tuzak kuranların oyununu her defasında bozmuştur, bozacaktır. Demokrasiye, adalete, sosyal barışa tuzak kuranlar her zaman bu ülkede mahcup oldular. Belli ki suç ve suçlu üreten bataklığın kurumasından endişe duyuyorlar. Milleti tahrik ederek, propaganda yaparak, statükocuların, değişim istemeyenlerin ateşine sürekli odun taşıyanlar milletten oy istemiyorlar, milletin rızasını istemiyorlar, adeta milletten haraç istiyorlar. Oysa milletten haraç isteyenler, milletin gönlüne giremez, milletin gönlüne giremeyenler siyaset yapamaz. Milli iradeyi rehin olmak isteyenler er veya geç mahcup olurlar.”

”MAFYA, ÇETELER VE KARANLIK GÜÇ ODAKLARIYLA KARARLI BİR MÜCADELE YÜRÜTÜYORUZ”

AK Parti’nin, belediyeleriyle, bakanlarıyla, milletvekilleriyle ve teşkilatlarıyla adalete yatırım üzerine yatırım yaptığına işaret eden Erdoğan, iktidarın mafya, çeteler ve karanlık güç odaklarıyla kararlı bir mücadele yürüttüğünü bildirdi.

Erdoğan, ”çözümsüzlüğü çözüm olarak gören klasik yönetim anlayışını ellerinin tersiyle ittiklerini” belirterek, ”Her zaman çözümden, değişimden, reformdan yana olduğumuzu ortaya koyuyoruz. Sorunların kaynağının adaletin gecikmesi olduğunu biliyoruz. Yılların ertelediği adaletin bir an evvel gelmesi için 6 yıl boyunca bir tek günü boş geçirmedik, izin yapmadık, tatil yapmadık. Tıpkı Aşık Veysel gibi ‘uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece’ dedik ve gideceğiz gündüz gece, bize durmak yok” diye konuştu.

Havaalanından Batman kent merkezine gelene kadar yol kenarlarında çamur, batak alanlar gördüğünü ve bu durumdan büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Erdoğan, Batman Belediyesini eleştirdi.

”Buranın belediyesi yok muydu? Belediye ne iş yapıyor? Buraları temizlemek, yaya kaldırımı yapmak, asfalt, parke döşemek belediyenin en doğal görevi değil mi?” diye soran Erdoğan, vatandaşların yerel seçimlerde ”ideolojiye değil, hizmete oy vermesini, kimlik siyasetiyle değil, hizmet aşkıyla oy kullanmasını” istedi.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Bu ülkede Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abhaz, Boşnak hep birlikte üst kimliğimiz olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında bütünleşerek, bir ve beraber olacağız. Türk’ün kendi kimliğine saygınlığı şüphesiz olacak. Kürt kardeşimin, Laz’ın, Boşnak’ın, Arnavut’un hepsinin de olacak. Hepsine saygı duymak zorundayız. Biz olaylara yaklaşırken Ankara’nın kaderiyle Diyarbakır’ın, Bingöl’ün, Bitlis’in, Batman’ın kaderini bir gören iktidarız. Bize göre Dicle’nin kaderiyle Kızılırmak’ın kaderi birdir. Batman da bizimdir Konya da. Ahmedi Hani de bizindir Fuzuli de. Yunus Emre de Hacı Bektaş Veli de bizimdir. Biz bütünlüğü esas alan, adaleti ve kalkınmayı esas alan siyaset yapıyoruz. Aldanmadan, aldatmadan ülkemizin tamamını kucaklıyoruz” dedi.

Yorumlar Kapalı Posted by admin / Siyaset

Şub 28th 2009 Baykal’dan Erdoğan’a ağır sözler

84864

Baykal’ın gündeminde Erdoğan vardı. Baykal, işsizlik önerilerini sunduğu paketle dalga geçtiğini savunan Erdoğan’a “Bu üslup maganda üslubu” sözleriyle tepki gösterdi.

Baykal “kırk fırın ekmek yesen de adam olamazsın” diyerek Erdoğan’ın “Kırk fırın ekmek yesende iktidara gelemezsin” sözüne cevap verdi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Sinop’ta, partisince düzenlenen mitingde halka hitap etti.

ÇAREYİ SÖYLEDİK

Başbakan bir çaresi varsa söyleyin, uygulamazsam siyasi hayatımı bitiririm dedi. Ben de dedim ki, senin çare bulmanı istiyorum dedim. Bende bu konuda uygulayıcı gerçekçi ayağı yerde 7 tane teklif yaptım. Bu teklifi ekonomiyle ilgili çevreler, iş dünyası, esnaf kuruluşları, çok doğru çok önemli diye karşıladı. Bende merakla bekliyorum başbakan ne söyleyecek acaba?

Çıkmış demiş ki, siyasi hayatımı bitiririm demek ne anlama geliyor? İçinde bir gerilim var kavga etme ihtiyacı var. En normal konuyu konuşurken dahi çareyi söyle uygulamazsam siyasi hayatımı bitiririm diyor.

Çareyi söyledik, bekledik iki gün çıksın bir şey söylesin. Dünyada krize tedbir almayan bir tek Türkiye kaldı. Sadece Türkiye’de başbakan meydan meydan dolaşmakla övünüyor. ABD, Fransa, İtalya her yer yapıyor. Sende yap ilan et. İşsizlikten kırılıyor insanlar. Aileler intihar etmeye başladı.

Kasım sonu itibariyle işinden ayrılan insan sayısı resmi rakama göre 645 bin. İşsiz olmakla, işten çıkarılmayı birbirinden ayırmak lazım. Bir insan işinden uzaklaştırıldığı zaman o büyük bir şoktur. 645 bin işinden çıkarılmış insan sayısı, akşam eve ekmek götüremez hale birden düşmüş insan sayısı. Türkiye’nin ana meselesi bu.

Söyledik 7 tane madde. Sonra çıktı, “Hadi sen işine bak” dedi. Benim işim milletin derdi. Kırk fırın ekmek yesende iktidara gelemezsin diyor, bu neyin cevabı? İşsizliğe çare demiş, bende çaremi söylemişim, çareye karşı da söylediği laflar.

BU ÜSLUP MAGANDA ÜSLUBU

Bu üslup maganda üslubu. Bu üslup başbakan üslubu değil. Biz Atatürk’ün, İsmet İnönü’nün üsluplarına alışığız. Ne söylediğini bilmeye alışığız. Bu külhanbey maganda üslubu ona yakışıyor olabilir, ama T.C. Başbakanı’na yakışmıyor.

Bana diyor ki kırk fırın ekmek ye iktidara gel. İçimden geçen şu. Bak sen iktidar olmuşsun ama adam olamamışsın. Bana öyle geliyor ki kırk fırın ekmek yesen de adam olamazsın.

Türkiye’nin borcu 220 milyar dolardı, 80 yıllık Türkiye’nin borcu. Bunlar iş başına geldi, 7 yılda o borç 1 kattan fazla arttı. Bugün Türkiye’nin borcu 500 milyar dolar. Elde avuçta ne varsa, eserler, fabrikalar, tesisler, santraller, metro kimya tesisleri tümü satılmış.

Bu doğal mı? Bunu böyle kabul edebilir miyiz? Türkiye’nin ekonomisi iyi gidiyor diyebilir miyiz? İşsizlik diye anlatıyoruz. Bizden başka bunu konuşan yok. Başbakan meydanlarda, Sinop’a da geldi. İşsizlikten, esnaftan, çiftçiden bahsetti mi? Çaresini şöyle şöyle bulacağız dedi mi? Ne konuştu burada varsa yoksa CHP, medya, basın gazeteciler.

SEN İŞİNİ YAP

CHP’yle uğraşacağına sen işini yap. Sen işini yaptığın zaman vatandaş senin hakkını verir. Çiftçiye esnafa emekliye karşı görevini yap.

Başbakanlık ahlakıyla kültürüyle belli bir seviye gerektirir. Başbakan asabını kontrol edemiyor. Ne zaman ne söyleyeceğini tam bilemiyor. Aynadan çıktığı zaman ortalık karışıyor. Ama üslubuna dikkat etsin.

Geçenlerde her kuşun başından kavurma olmaz demiş. Kuş ve baş laflarını da çok fazla ağzına almasın. Her kuşun eti yenmez unutmasın bir. Kuş ve baş laflarını da bıraksın iki. O başın içinde ne var, kuşun nesi var sorusu geliyor. O nedenle başbakan bu konuları bıraksın.

Bizden şikayetçi ve televizyon, basından şikayetçi. Şimdi sen niye durup durup CHP diyorsun. Benimle uğraştığı yetmiyor, İsmet Paşa’yla uğraşıyor. İsmet Paşa’ya uğraşıyor da, Atatürk’e bir şey diyemiyor.

MEDYAYLA UĞRAŞIYOR

Şimdi bir de medyayla uğraşıyor. Bak bizim sana karşı bir husumetim yok. O medya da sana bugüne kadar en büyük omzu vermiş medya. Şimdi niye şikayetçi? Şimdi bizim de CHP olarak medyanın da üstünde durduğu bazı konular bunu rahatsız etmeye başladı.

Birden bire rahatsız olmaya başladı. Nedir onlar yolsuzluklar. Başta Deniz Feneri. Deniz feneri çıktı başbakanın kimyası dengesi bozuluverdi.

DENİZ FENERİ DAVASI

Deniz Feneri’nin anlamı değeri ne? Deniz Feneri Türkiye’deki yolsuzluğun artık kişisel yolsuzluk olmaktan çıktığını, yolsuzluğun artık bir insanın sütünün bozuk olmasından kaynaklanmadığını, dernekleştirilmiş, kanunu kullanan devleti kullanan, iktidarı kullanan bir yolsuzluğa dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Bu yolsuzluk ki evlere şenlik. Hayırsevermiş gibi kendilerini takdim ediyorlar, parayı topluyorlar Almanya’da, kuryelerle buraya taşıyorlar parayı, o parayı kendi hesaplarına şirketlerde değerlendiriyorlar, TV kanalı kuruyorlar, o kanalda AKP’ye destek oluyorlar ve bu çarkı döndürüyorlar.

Bu olurken, hükümet karar alıyor diyor ki bu millete halka topluma yararlı bir teşkilattır diyor, karar çıkarılıyor. Arkasından bir karar daha çıkarılıyor, buna vergi kolaylığı yapmak lazım.

Türkiye’nin barışı huzuru için cephede sınırda hayatını tehlikeye atmış, gazi olmuş şehit olmuş insanların ailelerine yardımcı olmak için kurulmuş olan Mehmetçik Vakfı’na tanınmayan vergi kolaylığını bu sahtekârlara tanıyor.

Bu Türkiye’deki bir yolsuzluk. Almanya’dan dosya bekleniyordu, 6 ay beklediler dosyayı. CHP olarak gittik o dosyayı Türkiye’ye getirdik. Şimdi geldi diyorlar, şimdi de tercüme edilmesi bekleniyormuş. Kanunsuzluğu yapan vatandaşlarımız. Bizim vatandaşlarımız da senin yakınların eşin dostun. Tanıyor musun onları dedik, önce tanımıyorum demeye çalıştı, sonra fotoğraflar çıktı. Şimdi diyor ki, insanın diyor arkadaşı suç işlemiş olabilir diyor, belki senin de arkadaşın suç işlemiş diyor, bozuksa bozuk diyor.
Kimin hakkında diyor? Fener yolsuzluğunu yapanlar hakkında. Olabilir ben sana sen onları neden tanıyorsun diye eleştiri yöneltmiyorum.

Seni ben bu yolsuzluk olduğun halde, başbakan olarak yetkilerini kullanıp gereğini yapmıyorsun diye suçluyorum. Niye bu konuyu aydınlığa kavuşturmadın? Neden üzerine gitmedin? Takip etmiyor olman suç.

ÇIK KARŞIMA ÇIK

Çık karşıma çık. Arkamdan konuşma. Yüzüme konuş. Çık ortaya yüzyüze tartışalım, konuşalım. Sen bana söyle ben de sana söyleyeyim. Neden kaçıyorsun, demokrasi kaçağı olmak Başbakan’a yakışır mı?

Meydanlarda gez bağır çağır, ama yüz yüze gelelim diyince yok. Kaçıyor. Gel konuşalım herkes dinlesin, herkes televizyonlardan seyretsin.

Başbakan’ın korktuğu, çekindiği şeyler var. Ülkenin durumu ortada. Yoksulluğu kaldıracağım dedi, yolsuzluğu kaldıracağım dedi, yasakları kaldıracağım dedi ama hiçbiri olmadı. Halk artık cep telefonuyla bile rahat rahat konuşamıyor. Bir teşkilat kurmuş, hafiye teşkilatı kurmuş. Herkesin telefonunu dinleyip birini mahkemeye, diğerine hapse gönderip işlerine bakıyorlar.

Televizyonları satın almış. Çoğu kendi kontrolü altında. Olmayanı da cezalandırıyor zaten. Şimdi Başbakan diyor ki, İşimiz hikmet, derdimiz millet. Ben o sözü şöyle açıklayayım. Senin işin yalan, dolan, talan, adın da Tayyip Erdoğan…

Yorumlar Kapalı Posted by admin / Siyaset

Şub 28th 2009 DTP’li vekilden çılgın öneri

84865

Belediye Yeraltı Çarşısı üzerindeki Rüyam Cafe’de düzenlenen seçim irtibat bürosunun açılışında Halis, terör sorununun çözümü için devletin PKK ile masaya oturmasının şart olduğunu savundu.  

Seçim bürosunun açılışına DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil, DTP Tunceli Belediye Başkan Adayı Edibe Şahin, Emek Partisi İl Başkanı Hüseyin Tunç katıldılar.

Açılış konuşmasını yapan DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, son yıllarda yapılan Alevi katliamlarını unutmak mümkün olmadığını, Hükümetin Alevi açılımı diye Alevileri bölmeye çalıştığını belirttikten sonra “Kürt sorununu demokratik çözümünün olmazsa olmazı, TRT 6′i bize çözüm olarak sunarken, TRT 6 için mücadele eden Kürt dinamiklerini, yani PKK’yi, yani PKK’nin lideri Sayın Öcalan’ı muhatap almazsanız, bu sorun çözülmez. Eğer sorunu gerçekten çözmek istiyorsanız, akılcı yolla, akılcı bir yöntemle masaya oturmak sizin olmazsa olmaz hedefinizdir” dedi.

Alandakiler bu sözleri, “Dişe diş, kana kan seninleyiz Öcalan” sloganları ile karşıladılar. Daha sonra yerel seçimlerde DTP’ye destek veren grupların temsilcileri ile belediye başkan adayı birer konuşma yaptılar.

Halis, konuşması ardından, DTP Tunceli Belediye Başkan Adayı Edibe Şahin’i, belediye meclis ve il genel meclisi adaylarını halka tanıttı. Şarkılar eşliğinde halayların çekilmesiyle tören sona erdi.

Yorumlar Kapalı Posted by admin / Siyaset

Next »

TurkiyeMirc Internet Hizmetleri
© Canlı Haber
Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | mIRC | Kadin | Sohbet