Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Aylık Arşiv: Mayıs 2009

Antalya’daki Mardan Palace’nin görkemli açılışı muhteşem…

Pazar günlerinde İngiltere’de yayınlanan The Observer gazetesinin magazin bölümünde Azeri kökenli milyarder işadamanı Telman İsmailov tarafından Antalya’da 1 milyar dolarlık yatırımla inşa edildiği belirtilen Mardan Palace otelinin “görülmemiş” açılışına geniş bir yer ayırdığı magazin bölümünde Antalya için “yeni Dubai” ifadesi kullandı.

“Antalya, yeni bir Dubai nasıl oldu?” sorusuna yanıt veren gazete, “Türkiye’nin sahilleri, ucuz paket turları ile tanınıyordu ancak son birkaç yıl yeni oteller, onu milyonerler cennetine çevirdi” dedi.

Muhteşem açılışa davet edilerek özel bir jet ile Antalya’ya getirilen 27 İngiliz gazetecisi arasında bulunan The Observer muhabiri Carole Cadwallardr’in izlenimlerinin aktarıldığı makalede açılış galası, “tarihin en müsrif otel açılış partisi” olarak nitelendirildi.

Bol bol ironik ifadelere yer verildiği yazıda açılışa davet edilen ve kişi başına 1 milyon dolar aldıkları söylenen tanınmış sanatçılardan Sharon Stone için “Sahneye çıkıyor ve dünyaya barışı getirme ve yoksullara yardım misyosundan söz ediyor” denildi.

Sharon Stone’nin, ayrıca galanın, sıradan bir parti olmadığını belirtirken “Hepimiz buraya yoksulluğu hafifletmek ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için biraraya geldik” dediği, biraz da dalga geçerek aktarıldı.

PEKİN OLİMPİYATLARI AÇILIŞI GİBİ

The Observer, Antalya’daki olayı, bir otelin açılışından çok “Rusya oligarşinin özel bir partisi”ne benzediğini belirtirken de otelin, sahibi milyarder İsmailov için anlamına ilişkin olarak da “Chelsea futbol ekibi, Roman Abramovich için ne ise odur” dedi.

Açılış galası için otele 8.5 ton havai fişekin getirildiğine dikkat çekilirken bunun “Antalya’yı uçuracak kadar patlayıcı” içerdiği kaydedilerek “Esasen, gece sırasında bazı aralarda Antalya sanki bir El Kaide saldırısına maruz kaldığı gibi idi” türünden bir “espri” de yapıldı. Bu arada, havai fişek gösterisinin düzenlenmesi için “300 kişinin 45 gün” çalıştığına işaret edildi.

Partiye katılan Türk ve yabancı politikacılara da dikkat çeken gazete muhabiri, bir diplomata dayanarak partinin 58 milyon dolara mal olduğu iddiasına da yer verirken “Bunun doğru mu, yanlış mı, bilmiyorum; ama doğru ise, herhalde şimdiye kadar düzenlenen en pahalı parti oldu” değerlendirmesini yaptı.

HAVYAR TÜKETİMİ

Açılış galası sırasında tüketilen havyar miktarı da gazetenin üzerinde durduğu konulardan biri. Yemek uzmanı bir İngiliz gazetecisi, parti gecesi bin 300, ertesi gün kahvaltıda ise 700 sterlin tutarında havyar yediği tahmini de aktaran gazete, İsmailov’un oğlu Alekber’in de 110 kilogram havyarın Azerbaycan’dan özel bir jet ile Antalya’ya getirildiğini anlattığını yazdı.

“MISIR’DAN 9 BİN TON ALTIN KUM”

The Observer muhabiri de, Osmanlı sarayına benzettiği otel için “Çok etkileyici, her şey çok etkileyici” de derken “plaj için Mısır’dan 9 bin ton altın kum ithal edildiği”nin altını da çizdi.

Partiye davet edilen İngiliz gazetecilerinin bazı olumsuz tepkilerine de rağmen yine otel projesinin bin 500 kişi için iş yarattığını vurgulayan muhabir, Haziran’dan itibaren çift odalarda bir gece 260 euroya mal olacağını, bunun da Dubai’deki Burj otelinden yarısını olduğunu belirterek “Ben bizzat, her zaman Türkiye’yi Dubai’ya tercih ederim” diye yazdı.

Gözlerinin öünde annesini ve başka birini öldüren babasını izleyen çocuk şoku atlatamadı!.

başlarına birer el ateş edilerek öldürülen iki kadının cesedi bulundu. Cinayetin görgü tanığı 9 yaşındaki çocuk şoka girdi.

Edinilen bilgiye göre, bir ihbar üzerine harekete geçen jandarma ekipleri, merkez Seyhan ilçesi Sarıhamzalı Mahallesi, Yolgeçen mevkiindeki bir nar bahçesi yanında çalışır halde duran 16 F 3673 plakalı minibüsün içinde Sevim K. (25) ve Ayşe Ö. (45), silahla vurularak öldürülmüş halde buldu.Kadınların başlarına birer el ateş edilerek öldürüldüğünü belirleyen ekipler, çevrede yaptıkları araştırmada nar bahçesinin içinde Kadri K.’yi (34) omzundan yaralı olarak buldu. Cinayetin görgü tanığı 9 yaşındaki M.K. ise şoka girmiş halde bulundu.

Ambulansla Adana Numune Hastanesi’ne götürülen yaralı Kadri K., silahlı saldırıyı Sevim K.’nin eşi Murat K.’nin gerçekleştirdiğini ileri sürdü. Jandarma ekipleri tarafından şoka girmiş halde bulunan ve annesi ile komşusunun ölümüne tanık olan 9 yaşındaki M.K. uzun süre kendine gelemedi. Jandarma ekiplerinin teselli etmeye çalıştığı küçük çocuk, bahçeye gezmeye geldiklerini anlatırken gözyaşlarına boğuldu.

Bu arada, savcının inceleme yapmasından sonra iki kadının cesetleri otopsi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olaydan sonra kaçan Murat K.’nin yakalanması için çalışmanın sürdüğü bildirildi.Ayşe Ö.’nün misafiri olan Kadri K.; Ayşe Ö., Sevim K. ve oğlu M.K. ile birlikte minibüsle gezmek için Yolgeçen mevkiindeki nar bahçesine gittiler.

Eşinin Kadri K. ile birlikte bahçeye gittiğini öğrenen Murat K. ise peşlerinden motosikletle gitti. Burada silahını çıkaran Murat K., eşi Sevim K. ve Ayşe Ö.’yü başından vurarak öldürdükten sonra kaçmaya çalışan Kadri K.’ye de ateş ederek yaraladı. Murat K., araçta bulunan oğluna ise ateş etmeden motosikletle olay yerinden kaçtı.

“Bu beni son duyuşun”dedi ve uçurumdan atladı…

sevgilisinden ayrıldığı iddia edilen 17 yaşındaki genç bir kız uçurumdan atlayarak intihar etti.

Edinilen bilgiye göre, merkeze bağlı Kayabaşı Mahallesi’nde televizyon vericilerinin olduğu uçurumun kenarına gelen Yeşim H. (17) isimli genç kızı gören vatandaşlar durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis memurunun ikna çabalarına aldırmayan Yeşim H., Merve isimli kız arkadaşını cep telefonu ile arayarak ‘Bu beni son duyuşun. Kendine iyi bak’ dedikten sonra yaklaşık 50 metre yükseklikteki uçurumdan kendini aşağıya bıraktı. Olayın ardından uçurumun altına inen polis ekipleri genç kızın cesedini buldu.

Olay sonrası telefonla görüştüğü Merve isimli kız arkadaşı ve sevgili olduğu Şevket isimli gençte olay yerine geldi. Karabük Cumhuriyet Savcısı’nın olay yerinde yaptığı incelemesinin ardından genç kızın cesedi Karabük Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.Genç kızın esrarengiz bir şekilde intihar etmesinin ardından harekete geçen Karabük Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri önce ayrıldığı iddia edilen sevgilisi Şevket’i gözaltına aldı. Ardından telefonla görüştüğü Merve isimli kız arkadaşında ifadesini alan ekipler, olayı derinlemesine araştırıyor. Genç kızın Kayabaşı Mahallesi’ne kısa bir süre önce taşındığını ve Fevzi Çakmak Lisesi’nden okulu terk ettiği ve bir bayan kuaföründe çalıştığı bilgisine ulaşıldı. Genç kızın sevgilisi ile ilişkiye girip girmediğinin de tespit edilmesi için Savcılıkça Yeşim H.’nın cesedi, Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Olayla ilgili olarak geniş çaplı soruşturma devam ediyor.

Bütün organları ters yönde olan kadın anne oldu…

Doğuştan vücudunda sağda olması gereken organları solda, solda olması gereken organları ise sağda yer alan `Situs inversus totalis kartagener sendromu’ hastası olduğunu öğrenen Funda Özmen kendisini tıp literatürüne sokacak hikayesini şöyle anlattı: “Daha birkaç günlükken annem kalp atışlarımdan şüphelenmiş. Kalbimin sesini olması gereken yerden alamamış. Beni doktora götürmüşler ve kalbimin sağda olduğu anlaşılmış. Ama diğer organlarımın da olması gereken yerde olmadığını lise öğrencisiyken öğrendim. Bir gün kasığımdaki ağrıyla gittiğim hastanede apandisit teşhisi konuldu. Kalbimin ters tarafta olduğunu bu nedenle farklı bir şey olabileceğini söyledim. Baktılar ve apandisit olmadığım ortaya çıktı. 1999/2000 öğretim yılında öğretmenliğe Afyon’da başladım. Oradaki okulumda öğrenciler sağlık taramasından geçiriliyordu. Bu hastalığın en önemli belirtisi bronşektazi (kronik bronşit), sinüzit. Çocukluğum hastalıklarla, hastanelerde geçti. Sürekli bronşit, sinüzit oluyor, hırıltım hiç geçmiyor, öksürüğüm kesilmiyordu. O tarama sonrasında doktora şikayetlerimi ilettim ve önerisiyle hastaneye gittim. Tetkikler sonucu tüm organlarımın ters olduğu ortaya çıktı. Sadece kalbin, karaciğer değil akciğerlerimin sağ lobu solda, sol lobu sağdaydı. Bir lobum tıkanmış. Bana iki ameliyat önerildi. İzmir’de Ege Üniversitesi Hastanesi’nde bir lobum alındı, ayrıca sinüzit ameliyatı oldum. Ama hırıltı, öksürüğüm bu anomaliye bağlı olarak sürüp gitti. Bebekliğimden beri kronik sinüzit çektim, burnumdan nefes alamadım. Sürekli ilaç kullanmak zorunda kalıyordum.”Organlarının ters yerde olması nedeniyle sağlık sorunları ile karşılaşan ayan Funda Özmer, 4 yıl önce dişhekimi, 40 yaşındaki Akif Özmen’le dünya evine girince bu kez `Anne olman zor’ uyarısı ile karşı karşıya kaldı. Her çift gibi çocuk istediklerini ancak, normal yoldan hamile kalmasının neredeyse mümkün olmadığının söylendiğini belirten Funda Özmen, şöyle devam tti: “Başvurduğum doktorlar, dünyada benim gibi olup normal yoldan hamile kalan sadece 4 kadın olduğunu söyledi. İlla anne olmak istiyorsam tüp bebek yöntemini denememi önerdiler. Sağlık Bakanlığı Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ege Doğumevi’ne başvurdum. Opr.Dr. Sibel Bakiye Civaş’a durumumu anlattım. O da diğer doktorların söylediğini, önerilerini tekrarladı. Doktorlar `Her hamilelik kadını yeniler, tüp bebek de olsa yap’ diyorlardı. Eşim, `önce senin sağlığın’ dedi, istemedi, bebek diye hiç ısrarcı olmadı. Tüp bebek düşünmüyorduk, normal yollardan anne olmam çok zordu. Her şeyi oluruna bıraktık. 2 ay kadar sonra hamile kaldığımı anladım. Müjdeyi doktoruma verdim, testler yapıldı, doğrulandı. Çok mutluydum, sağlıklı hamilelik dönemi geçirdim. Oğlum `Ada’ bana çok uğurlu geldi. Hamileliğim süresince bir kez doktora gitmedim, kullanmam gereken ilaçların hiçbirini kullanmadım, çok rahat bir hamilelik geçirdim. Sonuçta da gerçek mucizem dünyaya geldi. Ada, 48 santimetre boyunda, iç organları yerinde, 3.5 kilogram ağırlığında doğdu. O yaşayan mucizem.”
Öte yandan Fundan Özmen’in rahatsızlığının ender görüldüğünü belirten Opr. Dr. Sibel Bakiye Civaş, bu kişilerde `spontan gebe’ kalma oranının çok düşük, yok denecek düzeyde olduğunu söyledi. Civaş, “Nitekim dünyada böyle bildirilmiş 4 vaka var, Funda 5′incisi oldu. Kartegener sendromlu erkek hastaların baba olma şansı kadınlardan daha da düşük. Böyle bir vaka bilinmiyor. Funda’yı sezaryene aldım. Hamileliği çok iyi geçmişti ama rahimdeki miyomlar sezaryende sorun oldu. Böylesine zor, olması mümkün görünmeyen bir bebek dünyaya geliyordu. Bu zorlukta tedirginlik yaşadım ama her şey çok iyi sonuçlandı. Hem anne hem bebek çok iyi. Funda bebeği olmasını çok istiyordu, inanıyordu. Buna bir mucize diyebiliriz” dedi.