Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Aylık Arşiv: Haziran 2009 - Page 2

ilhan şeşen’in yürek burkan babalar günü!

Babalar günün kutlu olsun… Sen bana gelemiyorsan ben Çengelköy’e gelip ellerine sarılacağım… Sanatçı Burhan Şeşen geçtiğimiz aylarda talihsiz bir şekilde kaybettiği oğlu Serhan Şeşen’e seslendi…

Babalar günün kutlu olsun oğlum….

Merhaba canım oğlum… Geçen gün yirmili yaşlardaki fotoğraflarımı buldum. Siyah-beyaz, hafif sararmış, kenarları dışarıya doğru kıvrık, mat kağıda basılmış, yaklaşık otuz senelik fotoğraflar… Üzerimde yakası yıpranmış bol bir kazak ve yüzümde gençliğin verdiği bir rahatlıkla, bir elim çenemde objektife gülümsemişim… Belli ki o aralar işler yolundaymış. Annemle babam henüz boşanmamış, kız arkadaşım müziğe verdiğim ağırlık nedeniyle beni terk etmemiş ve de bir gün daha yaşamı kucaklamış olmanın mutluluğu var sanki o fotoğraflarda… Ama beni daha da etkileyen bir babanın çocuğuna olan inanılmaz benzerliği…
Yok yok yanlış yazmadım üstüne basa basa söylüyorum: ‘Bir babanın çocuğuna olan müthiş benzerliği’. Yani bir baba bu kadar mı çocuğuna benzer, şaşırdım inan ki… Ve de bundan inanılmaz bir keyif aldım bir kez daha… Tamam ben senin ‘baba’nım… Belki sana az çok bir şeyler de öğretmişimdir yirmialtı yıllık yaşamımda, evet yaşamımda… Emin değilim. Ama senden öğrendiklerim konusunda; senin beni ‘büyütmen’ konusunda öyle anılarımız var ki, ‘anlatılır’ ve de ‘anlaşılır’ gibi değil…
Sevgi” sözcüğü benim için sende var oldu, sende somutlaştı, ete kemiğe büründü. Bu sadece “gittiğin” için, sana olan tarifsiz özlemim için değil. Aynı zamanda geride bıraktıkların için de böyle… Kız kardeşin Dilhan ve arkadaşları senin adına kurduğumuz “Serhan Şeşen Müzik Felsefe ve Yaşama Saygı Derneği” için iki gündür çocuk parkında insanlara –laf aramızda pek de para etmeyecek- şeyler satıyorlar. ‘Şey’ sözcüğü özellikle doğru. Çünkü aslında sattıkları ‘bir şey’ değil… Ama insanların aldıkları ‘çok şey’ var bu küçük alışverişlerde…
Minicik yüreklerin, ufacık ellerin yaz tatilinin başladığı bu günlerde çocuk parkında oyun oynamak, bisiklete binmek, denize, havuza gitmek yerine ellerinde belki maddi olarak değersiz, ama seni çok sevdikleri için paha biçilmez ‘koleksiyon’ları –gofret, sakız, cam parçaları vb.- satmak için gösterdikleri çabayı, sattıkları her parça için yüzlerindeki ışığı, satamadıkları her parça için de ‘kırılma’ yı görseydin bu dediklerime hak verirdin… Burada kimi okuyucu belki de inançları doğrultusunda, senin bunları gördüğünü düşünecektir. Kimi okuyucu da belki sıkılıp ‘buraya’ kadar bile gelemeyecektir. Ama önemli olan ‘yapmak ‘değil mi? Senin bu kadar genç yaşında yüzlerce –yoksa daha mı fazla- kitap okuman, çok iyi İngilizce Fransızca bilip felsefi metinlere daha hakim olabilmek için Latince’ye başlaman, birçok enstrümanı çok iyi derecede çalman, ama bunu ‘müzisyenlik için yeterli görmemen… Birçok profesyonel müzisyenin ‘at gözlüğü’yle sadece ticari bir araç olarak baktığı müziğe ‘felsefi’ görüşler katman… Yine ‘Evrenin sesi’ olan müziğe vitrinde olup da ‘cila’ katmak yerine, mutfakta olup da hamur katman en azından övgüye değer değildir de nedir be Serhoş’çum?
Ben iyi ki senin baban olmuşum canım oğlum. İyi ki bu dünyaya gelmene vesile olmuşum… Bugün Babalar Günü… Babalar günün kutlu olsun…Sen bana gelemiyorsan ben Çengelköy’e gelip ellerine sarılacağım.

Türk rakısı’na yasak geldi!

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) Alkollü İçki Reklam İlkeleri Tebliği’ni değiştirdi.

Yeni düzenlemeye göre, “Alkollü içki tüketiminin, coğrafi, tarihi, kültürel, sanatsal vb. ortak değerleriyle ilişkilendirilmesine dair içerik” kullanılmayacak.
2005 tarihli eski tebliğde yer almayan bu madde, rakıya ‘Türk rakısı’ denilip denilemeyeceğini tartışmalı hale getirdi. Üreticiler hem AB’ye hem de dünyaya rakının ‘Türk rakısı’ olduğunu kabul ettirmeye çalışıyor.

Bir ay sonra yürürlüğe girecek yeni düzenlemede, yazılı medya ve elektronik iletişim araçları kullanılırken, içki reklamları, çocuklar ve gençlere yönelik sayfa ve eklerle spor sayfalarında yer almayacak.
Efes Pilsen ne yapsın?
Sayfa yasağı eski tebliğde yoktu. Yeni durumda örneğin bira markası Efes Pilsen adı taşıyan basketbol takımının spor sayfalarında yer alacak haberlerinin reklam sayılması olasılığı ortaya çıktı.
Görüşmeleri devam eden Bütçe ile ‘Torba Tasarı’da da internetten alkollü içki ve tütün satışına 3 yıla kadar ceza öngörülüyor.
‘Peynirle, kavunla iyi gider’ lafı olur mu?
Yeni düzenleme içki reklamlarında Boğaz Köprüsü, Bodrum Kalesi gibi sembol yapıların kullanılmasının yolunu kapıyor. Düzenlemeye göre:
-Gençler hedef kitle olmayacak, gençler, çocuklar reklamlarda kullanılmayacak.
- Diğer gıda maddeleriyle ilişkilendirilmesine, coğrafi, tarihi, kültürel, sanatsal ortak değerleriyle ilişkilendirilmesine dair içerik kullanılmayacak.
- Alkollü içki içmemek bir zafiyet, içmek statü sembolü olarak anlatılmayacak.
- Cinselliğin istismarı, pornog-rafi içeren ifade görüntü olmayacak.
- Reklamlarda; başarı sahibi, kamuoyunun güvenini kazanmış veya yardım kuruluşlarıyla işbirliği içinde olan, çocuk ve gençler için açıkça veya zımnen örnek teşkil eden veya edebilecek herhangi bir kişi, karakter veya grup yer almayacak.
Reklama kısıtlama
-Alkollü içki tanıtımı amaçlı yayın hariç, gazete, dergi, broşür, katalog, ilan ile diğer yazılı medya ve elektronik iletişim araçları vasıtasıyla reklam yapılması halinde, çocuklara ve gençlere yönelik hazırlanan sayfa, ek, program, bölümler ile spor sayfalarında alkollü içki reklamları yer almayacak.
- Reklam, sinema filmleri gösterimi vasıtasıyla yapılacaksa, bakanlığın (18) olarak sınıflandırdığı sinema filmlerinin sonunda yayımlanacak.

dişleriyle hırsızlık yapıyor!!!

Çin’in Chongqing eyaletindeki polisler bir türlü nasıl olduğunu anlayamadıkları bir dizi hırsızlık serisini sonunda çözdü.
Evlere demir parmaklıklı percerelerden giren hırsızı uzun zamandır arayan polisler, “Her zamanki gibi bir soygun sandık. Ama hırsızlık yapaılan eve gittiğimizde arkada kalan ipuöları açıkça bizi çok şaşırttı. Çünkü demirlerin üzerinde diş izleri vardı ve biz buna o anda bir anlam verememiştik” şeklinde konuştu. Gizemli soygunları araştırırken gelen bir ihbar telefonu üzerine devreye giren müfettişler, bir otel odasında yaşayan ve dişiyle ceviz kırabilen bir adamı sorguya aldı.
Sorgulama sonucunda tüm suçunu itaraf eden 23 yaşındaki Xiong, iş bulamadığı için hırsızlık yaptığını ve son iki yıldır girdiği evlerin sayısını bilmediğini söyledi. Girmek istediği evlerin pencerelerinde bulunan demir parmaklıkların kilidini dişleriyle açtığını belirten Xiong, bir dağ köyünde büyüdüğünü ve bu yeteneğini ceviz kabuklarını kırarak geliştirdiğini ifade etti.

geline sahte yüzük takılması cinayete sebep oldu!

Gaziantep’in İslahiye ilçesinde bir düğünde, “sahte yüzük” takma yüzünden başlayan tartışmanın bıçaklı kavgaya dönüşmesi sonucu 1 kişi öldü, 2 kişi de yaralandı.
İslahiye ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde iki aile arasında geline “sahte yüzük” takıldığı iddiasıyla başlayan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü. Olayda, gelinin kardeşi Mehmet A. (27), tarafından damadın kardeşi Mikail D. (28) bıçakla öldürüldü. İki ailenin birbirine girmesi sonucu düğün yarım kalırken, Cemal D. ile Mehmet A. da yaralandı. Yaralanan iki kişi İslahiye Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. İlçede gerginliğin sürmesi ve olayın kan davasına dönüşmemesi için Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nden İslahiye’ye çok sayıda Çevik Kuvvet ekibi sevk edildi.

Cinayet şüphelisi olarak gözaltına alınan Mehmet A., olağanüstü güvenlik önlemleri altında Kilis’e getirildi. Kilis Adliyesi’ne sevk edilmesi beklenen Mehmet A., adliye yerine Kilis Kapalı Cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.