Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Aylık Arşiv: Haziran 2010

Diyarbakır emniyet Müdürlügü

‘Çocuğun eğitimine anneden başlanmalı’   Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü tarafından Dedeman Oteli’nde düzenlenen “Asayiş ve Çocuk Suçluluğu ile Mücadelede Önleyici Tedbirler ve Çok Fonksiyonlu İşbirliği Semineri” sona erdi

 

“Asayiş ve Çocuk Suçluluğu ile Mücadelede Önleyici Tedbirler ve Çok Fonksiyonlu İşbirliği Semineri”ne, TBMM Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi AK Parti Milletvekili Halide İnceraka, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Özcan Kars, Diyarbakır Valivekili Memduh Tura, Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç ve diğer ilgili kurumların temsilcileri ile uzman ve akademisyenler katıldı.
Toplantı sonunda bir konuşma yapan Vali Hüseyin Avni Mutlu, çocuk eğitiminde aile ve annenin rolünün öncelikli olduğunu ifade ederek “Annenin hesaba katılmadığı herhangi bir çözüm modelinin işe yaramayacağını düşünüyorum. Annelerin eğitim seviyesinin arttırılması lazım ve anneler özelinde geliştirilecek programlarla sosyal sorunlarımıza annelerden başlayan çözüm önerileri geliştirmemiz lazım. Kızlarımızın okula devamını teşvik ederek desteklemeliyiz. Bence kesinlikle ihmal edilmemesi gereken konu budur. Koordinasyondan anlaşılması gereken kalabalık bir topluluğun biraraya gelmesi değildir. Mobilitesi yüksek daha az sayıdaki yetkililerin ve ilgililerin biraraya gelerek sorunları ele alması şarttır” dedi.

30 çocuklu aileler var
Diyarbakır ilinde 120 bin çocuğa şartlı yardım yapıldığını ifade eden Mutlu, 6 bin çocuğa  özürlü maaşı bağlatıldığını ve 500 bine yakın yeşil kartlı vatandaş olduğunu söyledi. Geçen yıl 72 proje kapsamında kadın ve çocuklara destek verildiğini belirten Mutlu, “Ancak, bazı ailelerde 10, 20, 30 çocuk olduğunu görüyoruz. Diyarbakır’ın sosyal, kültürel ve demografik yapısı özel bir değerlendirmenin gerekliliğini göstermektedir” dedi

Sohbet Parki Spor Haber

 

”Arda sözünü geçiremedi..”

Çağlar Birinci transferine karşılık Denizlispor’a gönderilen futbolculardan biri olan Erhan Şentürk, Arda Turan’ın takımda kendisinden büyük olan oyunculara sözünü geçiremediğini söyledi.

Önümüzdeki sezon Denizlispor’da forma giyecek olan Erhan Şentürk, sezon başında Galatasaray’da antrenmanlara katılmayı düşünürken, televizyonda alt yazıdan Denizlispor’a transfer olduğunu öğrendiğini belirtti.

Best FM’de Özkan Öztürk’ün hazırlayıp sunduğu “Futbol Vadisi” programına stüdyo konuğu olarak katılan Erhan Şentürk, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

”DENİZLİSPOR’A TRANSFER OLDUĞUMU TELEVİZYONDAN ÖĞRENDİM”
Galatasaray’ın eski teknikdirektörü Michael Skibbe’nin kendisine çok güvendiğini belirten Erhan Şentürk; “Skibbe beni sağ bek oynatıyordu. Ama ‘seni her yerde oynatabilirim’ diyordu. Transfer döneminin bitmesine bir gün kala, Adnan Sezgin beni yanına çağırarak bir sene dışarıya gidip futbolcuların arasındaki deyimiyle ‘pişmemi’ istedi” dedi. Diyarbakırspor’da iki sezon geçirdim. Bu sezon takıma katılmayı beklerken, Denizlispor’a verildiğimi televizyondan öğrendim.

“YABANCI HOCAYI TERCİH EDERİM”
Yerli hoca yerine yabancı hocayla çalışmayı tercih ettiğini belirten genç oyuncu; yabancı hocaların büyük oyuncu – küçük oyuncu ayrımı yapmadan her şeyi sıfırdan aldığını, herkesin çalışmasına ve yeteneğine göre kadro belirlediklerini ifade etti.

“ZİYA DOĞAN “KİRALIK FUTBOLCU OYNATMAM” DEDİ”
Diyarbakır’da yaşının genç olması ve kiralık oynamasından dolayı sıkıntılar yaşadığını belirten Şentürk; Teknik Direktör Ziya Doğan’ın, yapılan bir toplantıda tüm futbolcuların içinde “kiralık oyuncu oynatmam” dediğini iddia etti ve o dönem takımda kiralık olarak oynayan tek futbolcunun kendisi olduğunu söyledi.

“ARDA’YI TAKIMA AĞABEYLİK YAPSIN DİYE SEÇTİLER”
Hakan Şükür dönemimde takımda böyle bir sıkıntı olmadığını ifade eden Şentürk, “Takımın havası çok değişikti. Saygısızlık, idmana çıkmamazlık, performans düşüklüğü falan yoktu. Yönetimde şimdi bu durumun farkında. Takıma ağabeylik yapacak kişi arıyorlar. Arda’yı da onun için seçtiler. İleriye dönük ağabeylik yapacak, takıma sahip çıkacak diye. Ama ilk sene başarısız oldular. İnşallah ilerleyen dönemlerde başarılı olurlar” dedi.

“ARDA KENDİNDEN BÜYÜKLERE SÖZ GEÇİREMEDİ”
Galatasaray’ın kaptanı Arda Turan’ın, kendisi gibi alt yapıda yetişen oyunculara gayet iyi ağabeylik yaptığını belirten Erhan Şentürk, Arda’nın yaşı gereği ondan yaşça büyük olan bazı oyunculara söz geçiremediğini, bunun haricinde iyi bir kaptan olduğunu ve görevini kaldırabildiğini söyledi.

“SERDAR ÖZKAN GALATASARAY’DA BAŞARILI OLUR”
Galatasaray’dan İspanya La Liga’nın Valencia Kulübü’ne transfer olan Mehmet Topal’ın yurtdışında oynayacak olmasına çok sevindiğini belirten Erhan Şentürk, sarı kırmızılı kulübün Beşiktaş’tan transfer ettiği Serdar Özkan’ın çok yetenekli bir oyuncu olduğunu ve Galatasaray’da başarılı olacağına inandığını söyledi.

“DENİZLİSPOR’U TEKRAR SÜPER LİG’E TAŞIYACAĞIZ”
Denizlispor’un kadrosunu bozmadığını, sadece kendisiyle beraber bir iki takviye oyuncu daha alındığını söyleyen Erhan Şentürk, “Benimle birebir konuştuklarında takımın büyük yükünü bana karşı kullanacaklarını belirttiler. Ben de Denizlispor’u tekrar Süper Lig’e taşımak için elimden gelenin en iyisini yapacağım” derken, takımın teknik direktörünün henüz belli olmadığını ama Hikmet Karaman ve Cevat Güler’in antrenörlük için en yakın isimler olduğunu söyledi.

Kürtçe Sözlük

E, e

ecêbgarip, tuhaf, komikecêblosiktanınmayacak kadar değişen kimseecêbmanşaşırmak, şok olmakecibandinbeğenmekecînçiğ köfteedilandindüzeltmek, toparlamakedilîndüzelmek, uygun duruma gelmekefaremeyve veya zirai ürün atığıegalbir atkı türüegernedenegîtyiğit, cesurekonomîekonomi, iktisat, geçimekonomîstekonomist, iktisatçıelbikkovaelendeşafakeletewşgereksiz ve saçma söz veya hareketelîlhasta, sakatelimandinöğrenmek, alışmak, alıştırmakelimînöğrenmek, alışmakelokhindiembizencamsonuçencamdangerçekleştirmek, yapmakencamnamesonuç bildirgesiendamüye. “endamê şanaziyê” onur üyesi.endazyarmühendisengajekirinengaje etmekengajemanengajamanenîcepheenirandinkızdırmak, öfkelendirmekenirînkızmak, öfkelenmekenîşkdirsekentellektuelaydın, entellektüeleqdçarşıergeçim, iktisaderaquzmanerdyer, arazierdhejdeprem, zerzeleerdnasjeologerdnasîjeolojierdnîgarîcoğrafyaerêeveterêkirinonaylamakerênîolumluerjengkorkunç, dehşet vericierkişlev, rolerkdarişlevselerrikvay be!, aboo! anlamında ünlemerzanucuz, değersizerzanîucuzlukerzêldireklerin veya dalların üzerine (yatmak için) kurulan kulübe.erzênçeneesmanê devdamaketablaetarçerçietêablaya hitapeşîraşireteşkereaçık, alenietnkireç ocağıevbuev çendbu kadarevdalyoksul, gezginevdoşekalobüyük çekirgeevînaşkevîndaraşık, sevdalıevqasbu kadarevsingtaşlarla örülen keklik tuzağıewo, şuewiqandinoyalamakewiqînoyalanmakewkşey, falan anlamında sözcükewlegüvenilir, emniyetliewlehîgüvenlikewlekarîgüvenlikewqaso kadarewrbulutewrawîbulutluewtînhavlamakextekısırlaştırılmış atextirmeganimeteyanaçık, belli, ayaneyarpost, derieylokartalezbenez hew dixwînimbir daha okumayacağım.ezbenîefendim anlamında hitapezezîkendini öne çıkarmakezimandinağırlamak, konuk etmekezmangökyüzüezmûn1. deney, tecrübe. 2. sınav.ezmûngehlaboratuvarezperestbencil, egoist

F, f

fafikkekemefantêniskambil oyunufatereşkdalakfaşyüz kızartıcı, utanılacak söz veya davranışfaykekazaksara hastalığıfêdarsaralıfedîutançfedîkarutangaç, çekingenfedîkirinutanmakfedîyokutangaç, çekingenfehmkirinanlamakfêkîmeyvefelatkurtuluşfêmanlayış, kavrayışfêmkirinanlamak, kavramakfêmkordarkafalı, anlayışsızfenagibi, aynısıfeqtuzakfeqedin öğrenimi gören öğrencifeqîdin öğrenimi gören öğrenciferteksayı. “ferek sol” bir tek ayakabı.ferasetanlayışfêrbûnöğrenmek, alışmakferegerek, lazımferfûrporselan, seramikfêrgehokulferheng1. kültür, örf, adet. 2. sözlükferhengokcep sözlüğüferiştehmelekfêrkirinöğretmek, alıştırmakferman1. buyruk, emir, talimat. 2. katliam, soykırım.fermanbermemurfermanrakirinkatliam veya tecrit kararı almakfermîresmifermobuyrunferşbûnmahcup olmakferşkirinmahcup etmekferxerkek piliçferzînsantraçta vezir taşıfesalbiçim, ölçüfetilîndolanmak, dönmekfetisandinboğmakfetisînboğulmakfetrûmaşıfetrûmkirinaşılamakfewikandinbir işi elden kaçırmakfewikînbir şeyin elden çıkması, telef olmakfihêlaklanmafihêlkirinaklamakfikarendişe, kaygıfikirîndüşünmekfilehgayri müslimfilitînkurtulmak, kurtuluşfincikzıplamafindmumfindankmumfîntozcilveli, süslü bayanfîqandinıslık çalmakfîqerojkmantarfirandinuçurmakfiraqkap, kabkacak, bulaşıkfiraqşokbulaşık makinasıfiravînöğle yemeğifirawangeniş, kapsamlıfirehgeniş, bolfirehbûngenişlemekfirehîgenişlik, bollukfirehkiringenişletmekfirfatyırtık pırtıkfirfazzıplamafirijînhayvan aksırmasıfirînuçmak, uçuşfirisandintıkamakfirjhayvan aksırığıfirk1. seyrek. 2. kramp, kasınç. 3. aralıklı.firkandinovmakfirkbûnseyrekleşmekfirkkirinseyreltmekfirmêskgözyaşıfirnikburun deliklerifirokehelikopterfiroşgehmağaza, dükkanfiroşkarsatıcıfirotinsatmakfissessiz yellemekfisegur1. bir yabani mantar türü. 2. yırtık pırtık.fisekosurukçufisikîn1. bükülmek istenen değeğin çatlaması. 2. yürüken ayağın kayması.fisirîntüymek, sıvışmak, kaytarmakfîskanîküçük, ufakfismirîsinsifistiqînburkulmakfistoqî1. evde durmayan kimse. 2. evde durmayan köpek.fisûkokarcafîtêşırfıntı, sürtükfişar1. baskı, zor. 2. saçma veya absürd söz.fişkirinsümkürmekfîtikıslıkfîtiklêxistinıslık çalmakfîtnekarkışkırtıcı, provakatör, fitnecifîzaryardım isteyen kimsenin bağırma sesifortpalavrafoteçarşaffûrandintaşırmakfûrînsüt, yemek vb. şeylerin taşması

Türkçe ve Kürtçe Sözlük

 
D d
di vî warîdebu konuda, bu alandadi heman rojê deaynı gündibe kubelkidibetîolasılıkdibistanokuldibistana amadehiyêlisedibistana navînortaokuldibistana seratayîilkokuldîdargörüşmedifnburundigelile, birliktedihindanönem vermekdijkarşı, antidijberkarşıt, muhalifdijmindüşmandijminahîdüşmanlıkdijûnküfür, sövgüdijwarzor, çetindijwarîşiddet, güçlük, zorlukdiksahne, sekidîkhorozdilgönül, kalp, yürekdîlesir, tutsakdîlandüğün, eğlencedîlangirtinhalay çekmekdilawêrcesur, yüreklidilbazcilveli, albenilidilbikuldertli, kederlidildangönül vermekdildaraşık, sevdalıdilfirehsabırlı, rahatdilgermsamimi, içtendilgeşneşeli, coşkuludilgiranîburuklukdîlgirtinesir almakdilhebûnniyeti olmakdilhênikbûnferahlamakdilhişktaş kalplidilînhis, duygudilketîaşıkdilkirinistemek, niyetlenmekdilmayinkırılmak, alınmakdilmêrafadan yumurtadilnermyufka yüreklidilnizmalçak gönüllü, mütevazidilodînkararsız, delidoludîlokhalayda söylenen türküdilopdamladilopkirindamlamakdilovanalçakgönüllü, şefkatlidilpaktemiz kalpli, faziletlidilqkılık kıyafetdilsaristeksizdilsozsözüne bağlı, sadıkdiltengsabırsız, sıkkın, tahammülsüzdiltenikyufka yürekli; duygusaldiltepînkalp çarpıntısıdiltezînelim, acıdilşasevinçli, neşelidilxwazistekli, meraklıdilxweşmemnundilxweşîmemnuniyetdilxwexbûnmemnun olmakdîmengörüntüdimspekmezdîndeli, çılgındîn û hardelirmiş, azgın, çıldırmışdînbûndelirmekdînikhafif meşrefdînkirindelirtmekdinyadünyadinyadîtîgörgülü, edeplidinyanedîtîgörgüsüz, kabadirandişdiranbeşdişlekdirandinyırtmakdiranqîçdişlekdiransazdişçidiravparadiravnamebütçedirefş1. sancak, fılama 2. simge, semboldirêjuzundirêjahîuzunlukdirêjbûnuzanmak, uzamakdirêjîpêdandevam etmekdirêjiya salêyıl boyuncadirêjkirinuzatmakdirîdikendirindeyırtıcı, vahşidirîreşkböğürtlendîroktarihdîrokîtarihidîroknastarihçidirûşmeslogandirûşme qîrandinslogan atmakdirûtinelbise vb. dikmekdirûvçehre, görünüm, eşgaldirûvpêketinbenzemekdîsayine, genedîsgotinnakaratdîtbarîgörseldişbaldızdîtingörmek, bulmak, görüşdîtirbaşkası, ötekidivêmecbur, zorunlu, elzemdivêtmecbur, zorunlu, elzemdivêtîzorunluluk, mecburiyetdîwarduvardîwarlêkirinduvar örmekdiwarojgelecekdixapînekandirmakdixebiteçalışıyordixemilînesüsletmekdixeniqîneboğdurulmakdixitimînetıkandırmakdixurînekaşıtmakdixweyemek yiyiyordixweredîtinüşünmemek, erinmemekdixwezeistiyordixwîneokuyordiyarbelli, belirgin, açıkdiyardeolgu, fenomendiyarîarmağan, hediyediyarîkirinhediye vermek, ithaf etmekdiyarkerbelirleyicidiyarkirinbelirtmekdizhırsızdîzçömlekdizekhırsızlığı seven, klaptomandizîhırsızlıkdîzikçömlekdizîkagizlicedizînçalmak, yürütmekdizûtirîn katê deen kısa zamandadobelanbir mantar türüdojederabse, cerehatlı yaradojehcehennemdolvadidolmendzengindolmendîzenginlikdomansüreçdomandinsürdürmek, devam ettirmekdomdarsürekli, daimadomîndevam etmek, sürmekdoniç yağdoqçomakdor1. çevre. 2. sıra.dorhatinsırası gelmekdorlêgirtinçevrelemek, güç duruma düşürmekdormandoretraflı, kapsamlıdorpêçkirinablukaya almak, kuşatmakdostdostdostanîdostlukdotkızdoşanîsağmal hayvandotinsağmakdotirertesidotira rojêertesi gündotmamamca kızıdoxînuçkurdoxînsistzampara, çapkındozülkü, dava, mücadeledozgersavcıdozîniçgüdüduiki1. arka, arkası. 2. duman.dûajoyardımcı çobandubarekirintekrar, tekrar etmekdubendîikilik, itilaf, çelişkiducanhamile, gebeducanîbûnhamile olmakduçerxebisikletdudilikircikli, karasız, tereddütlüdudilîtereddutduduikiduhdündukarsöylenti, rivayetdûkelbuhardûmahîdevam arkasıdûmirkörelmedûmirandinköreltmek, dumura uğratmakdûpatkirinbelirtmek, vurgulamakdûpişkakrepdûruzakdûrahîuzaklıkdûrbîndürbündûrebînbasiretli, uzağı görendûredesterişilmesi güç, uzakdûrîuzaklıkduristkirinyapmak, meydana getirmekdurûiki yüzlü, riyakardurûtîikiyüzlülük, riyakarlıkdûrxistinuzaklaştırmakduryankavşak, yol ayırımıdûşhiza, seviyeduşaxedifteriduşempazartesiduşîzebakiredûvkuyrukdûvedirêjuzun erimli, ayrıntılıdûvelenkuydudûvmesasbülbüldûvresonradûxanduman