Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

AK Parti MKYK üyesi Özdemir arabasıyla polis memuruna çarptı

AK Parti MKYK üyesi Özdemir arabasıyla polis memuruna çarptı

Parti binası önünde gerçekleşen kazanın ardından, polis memuru hastaneye kaldırıldı

23 Temmuz 2010 Cuma, 12:15:49

AK Parti Genel Merkezi önünde meydana gelen trafik kazasında, yaralanan bir polis memuru hastaneye kaldırıldı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti MKYK üyesi ve Genel Başkan Danışmanı Sema Özdemir, aracıyla partiye gelirken yolda karşıya geçen polis memuruna çarptı.

Çarpmanın etkisiyle yaralanan polis memuru Rafet Özeren, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memurunun sivil olduğu bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  1. Kolasından sinek çıktı, 500 bin lira istedi,

    Kolasından sinek çıktı, 500 bin lira istedi
    Kola şişesinden sinek çıkınca psikolojisinin bozulduğunu ve artık kola içemediğini öne sürerek dava açtı
    23 Temmuz 2010 Cuma, 16:41:12

    .İzmir’de bir müteahhit, marketten aldığı kola şişesinden sinek çıktığını, bu nedenle psikolojisinin bozulduğunu ve artık kola içemediğini öne sürerek açtığı davada, kola firmasından 500 bin TL manevi tazminat talep etti.

    İddiaya göre, müteahhitlik yapan İbrahim Özboncuk, marketten aldığı 1 litrelik kola şişesinin içinde bir kara sinek olduğunu fark etti.

    Karşılaştığı manzara nedeniyle tiksinti duyduğunu ve psikolojisinin bozulduğunu öne süren Özboncuk, avukatı Ayla Ülük aracılığıyla 2. Tüketici Mahkemesine açtığı davada kola firmasından 500 bin lira manevi tazminat ödenmesini istedi.

    Ayla Ülük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müvekkilinin davasında ısrarlı olduğunu, söz konusu ürünü üreten gruptan böyle bir olayın yaşanmayacağına dair bir taahhütname, müvekkiline hitaben bir özür yazısı ve yaygın yayın organlarında bu özrün yayınlanmasını talep ettiklerini belirterek, şunları söyledi:

    ”Ayrıca müvekkilimizin bozulan ruh sağlığı ve yaşadığı manevi çöküntü karşılığında da 500 bin lira manevi ödencenin müvekkilimize ödenmesini istiyoruz. Marketten de müvekkilimin aldığı ürünün bedelini iade etmesini talep ediyoruz.”

    Ayla Ülük, ayrıca firmanın reklamlarında yer alan Cem Yılmaz’a da hukuki haklarını kullanabilmesi için davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini bildirdi.

    DAVALININ YANITI
    Davalı Della Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ firması avukatı ise grubun, Türkiye’nin alanında en büyük ve halk tarafından yıllardır güven duyulan bir firma olduğunu kaydederek, şunları öne sürdü:

    ”Davacı taraf dilekçesinden de görüleceği üzere maksadını aşan, esas niyetin ticari rekabetten kaynaklanan bir düşüncenin ürünü olan görünürde davacının, gerçekte ise kuvvetle muhtemel rakip firmaların bulunduğu bir davayla karşı karşıya olduğu şüphesizdir.

    Davacının basın yayın organları aracılığıyla özür yayımlanması talebi, kola içeceği alanında yabancı sermayeyle çok büyük mücadele içinde olan tek ve yerli firma olan müvekkilimize karşı masumane bir davadan başka ticari rekabet ve ranta dayalı maksatlar taşıdığının en bariz örneğidir.”

    Ayıplı olduğu öne sürülen ürünün davacı tarafından tüketilmediği de belirtilen dilekçede, Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen benzer bir davada mahkemenin benzer bir davada ret kararı verdiği, aynı yönde de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı bulunduğu belirtilerek, ”Bu durumda maddi veya manevi zararın doğduğunun kabulü mümkün değildir. Davacı psikolojisinin bozulduğunu bu sebeple tazminat talebinde bulunduğunu belirtmektedir, oysa içilmemiş bir içecekten dolayı manevi bir zarar doğması mümkün değildir” denildi.

    Dava, 2. Tüketici Mahkemesinde sürüyor.

  2. Öcalan’dan komisyon talebi
    Öcalan, STK’ların Diyarbakır’da yaptığı çağrıyı dikkate aldığını, öneriler için karşılıklı güven ve çatışmasızlık ortamının oluşturulmasına ihtiyaç duyulduğunu iddia etti
    23 Temmuz 2010 Cuma, 16:26:57

    .VEYSİ İPEK / DİYARBAKIR (AHT)

    İmralı Cezaevi’nde hükümlü bulunan Abdullah Öcalan, sivil toplum örgütlerinin Diyarbakır’da yaptığı çağrıyı dikkate aldığını, öneriler için karşılıklı güven ve çatışmasızlık ortamının oluşturulmasına ihtiyaç duyulduğunu iddia etti. Öcalan, bir komisyon kurulup bunun “kendisiyle ilgili durumu, KCK ve Silivri tutuklamalarını değerlendirmesi gerektiğini” öne sürdü.

    “KENDİSİ İÇİN MECLİS’TE KOMİSYON KURULMASI İSTİYOR”
    Öcalan, İmralı Cezaevi’nde avukatlarıyla yaptığı görüşmesindeki konuşmaları PKK’ya yakınlığıyla bilinen (Fıratnews) bir internet sitesinde yayınlandı.

    Terör örgütünün saldırılarına değinen teröristbaşı Öcalan, “Bu son eylemlerden anlaşılıyor ki Botan’da (Siirt, Şırnak, Van, Hakkari) orta yoğunluklu savaş ve çatışmalar yaşanıyor. Diğer yerlerde de var, Doğubayazıt oralarda da çatışmalar var herhalde. Boru hattına da eylem düzenlenmiş herhalde. Operasyonlar devam ediyor. Zaten hava operasyonları yapıyorlar, daha büyüğünü de yapabilirler. Bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının önemli bir açıklaması olmuş. Bu çerçevede yeni bir durum değerlendirmesi olabilir. Meclis bünyesinde sorunun çözümü için demokratik anayasa komisyonu kurulabilir. Bu bir çeşit devletin anayasa konvansiyonu görevini yerine getirmelidir. Kurucu meclis gibi çalışmalıdır. Ayrıca meclis bünyesinde ?hakikatleri araştırma ve adalet komisyonu’ kurulmalıdır. Bu komisyon Silivri, KCK davası ve tutuklamaları, İmralı ve diğerlerini ele alıp, araştırmalıdır. Gerekli olan yasal ve anayasal düzenlemeler yapıldıktan sonra hukuk dışında bırakılan tüm kesimlerin geri dönüşü sağlanmalıdır. Köşe yazarları da demokratik ve sorumlu bir şekilde haber yapmalıdırlar. Ben sivil toplum örgütlerinin yaptığı önerilerini dikkate alıp sorumlu davranıyorum. Tabi bütün bunlardan önce karşılıklı olarak bir güven ve çatışmasızlık ortamının oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Bunun kanalları oluşturulmalıdır” dedi.

    Referandumda BDP’nin kilit konumda olduğunu iddia eden teröristbaşı, sandığa gitmeme kararı alan BDP’nin tabanıyla tartışarak karar alması ve duruma göre davranması gerektiğini söyledi.

    “BDP, STÖ’LERLE YENİ ANAYASA HAZIRLAMALI”
    BDP’nin boykot kararını anımsatan ve kimsenin iradesine ipotek koymadıklarını ileri süren Öcalan, “Referandum konusunda halkımız her yerde, her bölgede, her kentte toplanacaklar, durumu tartışacaklar ve bir karara varacaklar. Kimsenin iradesine ipotek koymuyoruz. Ancak serbest bırakıyoruz derken kimse yanlış anlamasın, yine boykot olabilir. Yanılmıyorsam referandumda evet ile hayır atbaşı durumda gidiyor. BDP burada kilit konumundadır. BDP bu referandum sürecini yeni bir anayasanın yapılması sürecine dönüştürebilir. Bir seferberlik ruhuyla seçime kadar çalışılmalıdır. AKP’nin bu referandum politikaları bir yol kazası anlamında bir delinin bir kuyuya taş atıp da kırk akıllının çıkaramamasına benzetilebilir. Tam da böyledir. Halkımız, BDP, bölgedeki STÖ’lerle birlikte yeni bir anayasa hazırlığına girişip bu yeni anayasayı sunabilir, aydınlarla, yazarlarla paylaşabilir” önerisini öne sürdü.

    NASRETTİN HOCA BENZETMESİ
    TBMM’de taş atan çocuklarla ilgili yasanın geçmesini eleştiren Öcalan, “Halkımız taş atan-TMK mağduru çocuklarla ilgili AKP politikalarına da aldanmasın, takılmasın. Hükümetin çocuklarla ilgili yaptığı, Nasrettin Hoca’nın fıkrasına benziyor. Önce Nasrettin Hoca’nın eşeğini kaybettiriyorlar, sonra eşeğini bulup getiriyorlar, diyorlar ki ?Hoca sevindin mi?’ Hükümet de önce yasa çıkarıp bütün çocukları cezaevlerine atıyor, sonra da yeni yasa çıkarıp yasayı değiştirip, ‘bak gördünüz mü demokratik düzenleme yapıyoruz, demokratik yasa çıkarıyoruz’ diyorlar” ifadeleri dikkat çekti.

  3. “Türkiye turizmde çok iyi gidiyor”
    Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü iflas eden firmalarla ilgili olarak kimsenin mağdur olmadığını belirtti.
    23 Temmuz 2010 Cuma, 11:29:14
    Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı, son dönemlerde yurt dışı kaynaklı bazı tur operatörlerinin iflas etmesi sonucu turistlerin mağdur edildiği iddiasıyla ilgili olarak ”Dünya turizmine baktığımızda Türkiye çok iyi gidiyor. Bu durum iyi gidişi durdurmak isteyen insanların tahriki gibi geliyor bana. Bir tahrik ortamı yaratıp bu işi büyütmeye çalışıyorlar” dedi.

    Taşbaşı, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, dünyada insanların seyahat satın alırken, tur operatörünün seyahat sigortasına dahil olduğunu söyledi.

    İflas eden İngiliz Goldtrail firmasından da Türkiye’ye gelmek için tur alan herkesin seyahat sigortasına dahil olduğunu belirten Taşbaşı, yaklaşık 18 bin kişinin ortaya çıkabilecek mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü, Muğla Valiliği ve özel sektör temsilcileri tarafından Muğla’da kriz merkezi oluşturulduğunu anımsattı.

    Goldtrail firması müşterilerinin ATOL Sivil Havacılık Örgütü tarafından sigortalı olduklarını belirten Taşbaşı, ”ATOL, Goldtrail’in mal varlığının kendi üzerine geçmesine ve borçlarını üstlenmeye hazır oldu” diye konuştu.

    Şirket aracılığıyla Türkiye’ye gelen turistlerin olayın ardından otellerinden ayrılmak istediğini, otel yönetiminin de parasını alamadığı için bazı sorunlar yaşandığını bildiren Taşbaşı, şunları kaydetti:

    ”Otelci parasını almak için ATOL’a müracaat ettiğinde, bu 2 ay gibi bir süre alıyor. Otel yöneticilerinden bazıları paramı peşin alayım, vatandaş gitsin seyahat sigortasından alsın gibi bir tutum içine girdi. Böylece direkt müşterilerden istedi parayı.

    Bu nedenle müşteriyle otel arasında anlaşmazlık çıktı. Bu kavgaya dönüştü. Müşteriler, burada haklı oldukları için bir iki tatsız olaylar yaşandı. Biz hemen duruma müdahil olduk. Otel yöneticilerine, ‘Hiç paranı almamaktansa bir iki ay sonra almak da bir çözümdür’ dedik.”

    Taşbaşı, bu durumun biraz da turizm sezonunun ortasında büyütülmek istendiğini belirterek, ”Türkiye şu an itibariyle turizmde yüzde 15 artılarda, bu önemli bir artı. Yıl sonu itibariyle yüzde 10′un üzerinde bir artıda kalacağımız gözüküyor. Dünya turizmine baktığımızda Türkiye çok iyi gidiyor. Bu durumun da ben o iyi gidişi durdurmak isteyen insanların tahriki gibi geliyor bana. Bir tahrik ortamı yaratıp bu işi büyütmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

    Goldtrail’le ilgili hiçbir sıkıntı olmadığını vurgulayan Taşbaşı, gelen herkesin parasının sigorta şirketi tarafından ödeneceğini, İngiltere’de tur alıp da Türkiye’ye gelemeyenlerin ziyaretinin sağlanacağını söyledi.

    -”EN BÜYÜK SIKINTIMIZ UKRAYNA VE RUSYA”-

    Taşbaşı, Ukrayna, Macaristan ve Slovenya’dan turist getiren Karya Tur’un faaliyetlerini durdurmasıyla ilgili olarak da en büyük sıkıntılarının Ukrayna ve Rusya olduğunu belirtti.

    Ukrayna ve Rusya’nın iç kesimlerindeki tur operatörlerinin bir çoğunda seyahat sigortası olmadığına değinen Taşbaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ”Sigorta olmayınca en büyük sıkıntıyı orada çekiyoruz. Kayra tur şirketinin iflasıyla Ukrayna’dan gelen yaklaşık 2 bin kişi mağdur edilmeden ülkelerine sağ salim gönderildi. Antalya’da ciddi bir kriz masası kuruldu. Başta tur operatörleri olmak üzere büyük bir özveri göstererek, Türkiye’ye gelenleri kendi uçaklarıyla parça parça taşıdılar. Oteller de müşterileri büyük bir özveriyle ağırlamaya devam ettiler.

    Ukrayna’dan ülkemize gelmek için para yatıranların tespiti çalışmaları devam ediyor. Onları da daha dar aralıklarla ülkemizde ağırlamayı düşünüyoruz. Bunun için gerekirse Bakanlık olarak bazı özverilerimiz olacak.”

Yorum Yap


Not - Bunları KullanabilirsinizHTML tags and attributes:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Spam Protection by WP-SpamFree