Anne karnı…
Posted by: admin on Mar 11,2011 No Comments
Anne karnı…
Geniş mutfaklar anne karnı gibidir…
Mutfaktayım.
Geniş mutfaklar anne karnı gibidir. Onların içinde beslenir, durur, dinlenir ve büyürsün. Muhtaç olduğun her şey o karışık baharların, kaynayan suyun ve önünde sırtüstü yatmış ekmeğin kokusundadır.
Efendim?
Suyun kokusu olmaz mı?
Kim diyor bunu?
Düşün ki yağmur yağmış, çiçeklerin göbeğinden, otların köklerine, oradan da topraklaltı hayvanların sırtlarına çarpan ve yeniden göğe yükselen su, sence kokusuz olabilir mi? Hiçbir kokuya bulaşmadan gelmiş olabilir mi sahiden, bu kadar temiz olabilir mi? Olamaz.
Mutfaktan sesler geliyor. Eğer yalnızsan bil ki o mutfaktan gelen bütün sesleri aslında sen çıkarıyorsundur. Baharatlığı sallarken, mesela karabiber zerreciklerinin birbirine çarpması, suyun kaynama sesi, ne uzayan ne kısalan makarnaların uykudan uyanışları.
Hayır, iştahı açık biri değilim. İyi yediğim zamanlar oldu. Hepimizin iyi zamanları oldu ne yalan söyleyeyim. Annem geçti az önce tam yanımdan, parmaklarıma baktı, mutfaktan hızlıca geçti, annemin karnındayım şu anda. Vuslat bu işte, büyük kavuşma. Oh, gitti şimdi, parmaklarım görüş alanından çıktı neyse ki.
Daha geniş hiçbir şeyim olmadı benim hayatta. Aslına bakarsanız başka hiçbir şeyim olmadı benim hayatta. Sahip olduğum tek mülk annemin karnıydı benim.
Seni annenin karnından kopardılar ya hani, mutsuz olman normal bundan sonra.
