Bir Kürt çocuğu tam çocuk olamaz
Posted by: admin on Mar 20,2011 No Comments
Bir Kürt çocuğu tam çocuk olamaz
18 Mart 2011 Cuma, 07:54:21
MAHMUT Alınak’tan bir mesaj aldım. Mesajında “Gençler Ölmesin, Ocaklar Sönmesin” girişimi olarak yapmayı planladıkları bir eylemden bahsediyor. Özetle diyor ki:
“Bu kanlı çatışmayı sivil itaatsizliklerle durdurmak istiyoruz. Okullardaki eğitim sistemi Türk öğrenciler için ırkçı, ezberci, düşmanlaştırıcı ve militarist; Kürtler ve başka ulusal azınlıklar için ise asimilasyoncu, yasakçı ve soykırımcıdır. İlkel topluluklarda bile dil yasağı yokken Kürtçe hâlâ yasak bir dildir. GEOS, zehir saçan bu eğitim sistemine karşı tarihi bir sivil itaatsizlik kararı almış bulunmaktadır.
Bu karara göre, 2 Nisan’dan itibaren iki hafta süreyle ilkokuldan üniversiteye kadar bütün Kürt öğrencilerin kendi öğretmenlerinin Türkçe konuşmalarına Kürtçe cevap vermeleri için çağrı yapılacak. Kürtçe bilmeyen Türk, Kürt ve öteki öğrencilerin de öğretmenlerin sorularına suskun kalarak cevap vermesi istenecek. Böylece şimdilik bir uyarı olarak, bu şoven militarist eğitim sistemi pek çok yerde iki hafta süreyle durmuş olacak. Ayrıca kamu kurumlarındaki Kürtçe yasağını delmek için de tüm Kürtlerin TBMM, il genel meclisleri, mahkemeler ve muhtarlıklarda devlet yetkililerinin kendileriyle kuracakları diyaloglarda yine 2 Nisan’da başlayarak iki hafta süreyle Türkçe’yi unutup Kürtçe konuşmaları için kampanya başlatılacak.
Bu çalışmada bize destek olursanız ilgili kurum, çevre ve kişilerle görüşüp 2 Nisan’da bu kararı uygulamaya sokmak istiyoruz. Böylece hükümetin kanla beslenen militarist siyasetine çomak sokmuş olacağız. Sabrımız kalmadı; artık tek bir genç ölmemeli, tek bir damla kan akmamalıdır. Gün sivil itaatsizlikleri yükselterek savaşın önüne geçme günüdür!”
Yapılan her türlü sivil eylemin sonuna kadar arkasındayım. İçinde nefret ve şiddet öğesi bulunmayan her türlü fikrin özgürce ifade edilmesinden yanayım… Ama söz konusu eylemin küçük çocukları da kapsaması bölümüne takılmadım desem yalan olur. Yani ilkokul öğrencilerinin “itaatsizlik” yapmaya itilmesi, eyleme sokulmaları, onların haklarına müdahale değil midir? Yani bir ilkokul öğrencisi, öğretmenine başkaldırırken ne uğruna bunu yaptığının farkında olacak mıdır?
Tam bunları düşünürken Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları Platformu’nda tanıştığım, müthiş aktivist Mehmet Atak’tan bir e-mail aldım. Atak diyor ki:
“Bir şahsın yetişkin olma yaşı 18′dir. ABD’de bazı eyaletlerde 18, bazısında 21, Almanya’da 23, Belçika’da 24. WHO’nun geçen senelerdeki raporuna göre, Dünya Psikologlar Kongresi’nde kabul edildiği gibi 23. Üniversite öğrencilerine diyecek bir şeyim yok ama bunun altındakiler bir sivil itaatsizlik yapmış olmayacak. Bir üst iradenin kendileri için aldığı karara zoraki biat etmiş olacaklar. Şüphesiz hiçbir Kürt çocuğu tam çocuk olamaz bu coğrafyada… Elinden almışızdır peşinen pür çocukluğu… Dörtte birinin ailesinde faili meçhulü vardır, ailesinde hapsi tanımamış insan olmayanı yoktur… Ama yine de neticede çocuk çocuktur ve böyle bir sivil itaatsizlik çağrısına tam idrakiyle, tam manasıyla kendi iradesiyle karşılık veremez. Kaldı ki bu üst irade otoritesi bir ayrımcılık da barındırır… ”
Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları olarak kamuoyunda bilinen adıyla “taş atan çocuklar!” için mücadele ederken “Onlar daha çocuk!” diyorduk… Bence her şeye rağmen insanların vicdanını harekete geçiren, onlara bakış açısını değiştiren cümle buydu. Çünkü doğruydu. Onlar çocuk.
Bugün Mehmet’in de dediği gibi, otoritenin aldığı karara zorla uymaya itilen çocuklar olmaktan çıkarmamız gerekiyor o çocukları… Hepimiz katılalım eyleme…
Hepimiz insanların özgürce dillerini konuşma hakkına destek verelim… Ama çocuklarımızı rahat bırakalım, sokmayalım bu işe… “Bir Kürt çocuğu tam çocuk olamaz!” diyorsak bu coğrafyada, hayata bir sıfır yenik başladığını düşünüyorsak, çekelim elimizi onların üzerinden…
Not: Mehmet Atak, eleştirilerini Mahmut Alınak’a da iletti. Umarım 2 Nisan’a kadar durum düzelir. Eylem yetişkinlerle sınırlı kalır.
Yorumlar:
