Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Kategori Arşivi Dünyadan Haberler

Almanya haberleri | Haber Parkı

Merkel’den göçmenlere müjde
Başbakan Angela Merkel Almanya’daki memur sıkıntısını göçmen kökenlilerin kamuda istihdamı ile çözmek istediğini açıkladı
11 Ocak 2012 Çarşamba, 11:39:27

Almanya’da resmi daireler de memur sıkıntısıyla karşı karşıya. İstatistiklere göre Almanya’da öğretmen kadrosunda 20 bin, finans yönetiminde 15 bin, poliste 10 bin memur açığı var. Başbakan Angela Merkel Almanya’daki memur sıkıntısını göçmen kökenlilerin kamuda istihdamı ile çözmek istediğini açıkladı. Sendikalar ve politikacılar ise memur eksikliği sebebiyle kamu hizmetlerinde büyük aksamalar yaşanmasından endişe ediyor.

Almanya’da özel şirketlerin kalifiye eleman sıkıntısı çekmeye başlamasından sonra kamu sektörü de memur adayları bulmakta zorlanıyor. Almanya’da hizmet sektöründeki sendikalar alarm veriyor. İstatistiklere kamu kuruluşlarında, 2020 yılına kadar büyük bir emekliye ayrılma dalgası yaşanacak. Buna karşılık gerekli kalifiye donanıma sahip olup devlet memurluğu için başvuran genç sayısı ise sürekli azalıyor. Söz konusu sorun, Köln’de Almanya Memurlar Birliği’nin (Beamtenbund) düzenlediği ve Başbakan Merkel’in de katıldığı kongrede tartışıldı. Memur temsilcilerine hitap eden Başbakan Angela Merkel, kamu hizmetlerinde memur açığının, göçmen kökenlerin istihdam edilmesi ile çözülmesini istediğini açıkladı. Merkel memur açığını, daha fazla göçmen kökenlinin kamu hizmetine alınmasıyla kapatmak istediğini dile getirdi.

Alman Memurlar Birliği Başkanı Peter Heesen, “Önümüzdeki 10 yıl içinde yaşları sebebiyle memurların yüzde 19,7′si emekliye ayrılacak. Bu ise 700 binin üzerinde kamu çalışanının emekliye ayrılması demektir.” uyarısında bulundu. Memurluğun gençlere cazip hale getirilmesi gerektiğinin altını çizen Heesen, bunun için daha iyi başlangıç ücretleri ve yükselme perspektifleri talep etti. Heesen, “Yoksa devletin kamu hizmetleri verebilmesi tehlike altındadır. İş yapamaz hale gelene kadar tasarruf ediyoruz.” dedi.

CHA

Anahtar Kelimeler
almanya, angela merkel, göçmen

İsrail Haberleri

İsrail’in başı büyük belada!
Mısır, 500 milyar dolar tazminat istiyor!
10 Ocak 2012 Salı, 09:15:13

Mısır, Sina Yarımadası’nı işgal ettiği 1967 ile 1982 yılları arasında bölgeye verdiği zararın karşılanması için İsrail’den 500 milyar dolar tutarında tazminat talep etmek üzere 750 sayfalık bir rapor hazırladı.

Mısır medyasında yer alan haberlere göre, İsrail’in, Sina Yarımadası’nı işgal ettiği 15 yıl boyunca bölgedeki petrol ve su dahil tüm doğal kaynakları kullanmasına karşın 500 milyar dolar tazminat talep eden Mısır, Birleşmiş Milletler’e sunulmak üzere 750 sayfadan ve 190 haritadan oluşan bir rapor tanzim etti.

ÇÖZÜM İÇİN GİZLİ GÖRÜŞMELER
El Muhit adlı internet sitesi, Kahire’nin rekor düzeydeki tazminat talebi ile ilgili meselenin çözülmesi için İsrail ve ABD’li diplomatların Mısır tarafı ile gizli görüşmelerde bulunduklarını öne sürdü.

Mısırlı İsrail uzmanı Tevhid Mecdi, Mübarek rejiminin İsrail ile Mısır arasında 1979 yılında imzalanan Camp David Anlaşması’nın 8. maddesini kasten uygulamaya koymadığını iddia etti.

Söz konusu maddenin, iki ülke arasında komisyon kurularak Arap İsrail savaşları sırasında oluşan zararların tespit edilmesi ve bu zararların karşılıklı olarak ödenmesini ön gördüğünü belirten Mecdi, ”Mübarek sonrası iktidarlar bu maddenin uygulanarak Mısır’ın zararının karşılanmasını istiyorlar” dedi.

İSRAİL ALTIN MADENLERİNİ BİLE ÜLKESİNE TAŞIDI
Mısır’ın İsrail’den tazminat talep etmesine yol açan olaylar, hazırlanan raporda özetle şöyle sıralandı:

”İsrail, Sina işgalinde bölgedeki petrolü kullandı, mermer ve diğer değerli taş yataklarının yüzde 25′ni çıkararak kendi ülkesine götürdü.

-Sina’da bulunan 2 ayrı altın madeni tamamen boşaltıldı.

-490 milyon dolarlık kullanıma elverişli kum İsrail tarafından çalındı.

-İsrail bölgeyi işgal ettiği süre içerisinde Sina’dan çıkardığı bugünün değerine göre 49 milyar dolarlık kayaç ve taşı yurt dışına ihraç etti.

-Mısır Milli Bankası, Mısır Ziraat Bankası ile diğer bankaların Gazze şubeleri 1967 savaşı sırasında İsrail ordusu tarafından yağmalandı, bu bankalarda bulunan para ile altın, İsrail ordusu tarafından komutanlara dağıtıldı.

-Kızıldeniz’de bulunan mercan kayalıklarının yüzde 40′ı İsrail tarafından tahrip edildi ve bölge balıkçılığı öldürüldü.

-İsrail Sina’da bulunan su kaynaklarını kullandı ve halen gömülü boru şebekesi sayesinde bölgeden su temin etmeye devam ederken bölgeden elde edilen su, İsrail’in yüzde 30 oranında su ihtiyacını karşılıyor.

-Sina’da yaşayan ve ender bulunan antilop ile ceylanlar İsrail tarafından götürüldü, kurt ve tilki gibi hayvanların nesli derilerinden faydalanılmak üzere avlanarak tüketildi.

-Bölgede bulunan yılanlar ilaç sanayinde kullanılmak üzer toplandı.”

BARIŞTA BİLE MAYIN HARİTALARINI VERMEDİ
Raporda, İsrail’in Süveyş Kanalı’nı savaş süresince gemi trafiğine kapatmasının Mısır’ı ekonomik olarak zarara uğrattığına yer verildi. İsrail’in Sina bölgesinde bulunan tarihi eserleri yağmaladığı ileri sürülerek, ”Bu konuda, BM incelemesinin gerçekleşmesi halinde olay incelenilmek üzere UNESCO’nun gündemine taşınılacaktır” denildi.

Savaşlar sırasında, İsrail ordusunun 250 bin asker ve sivil Mısırlıyı öldürdüğü, 1 milyon kişinin ise yaralandığı veya sakat kaldığı ileri sürüldü. İsrail 1967 ile 1982 yılları arasında işgal ettiği Sina topraklarının yüzde 2′sini mayınladığı ve iki ülke arasında barış anlaşması yapılmasına rağmen mayın haritalarının Mısır tarafına verilmediği bilgisi de raporda yer aldı.

Mısır ile İsrail 1948 Arap İsrail Savaşı, 1956 Süveyş Krizi, 1967 Altı Gün Savaşları ve 1973 Yovm Kippur Savaşı olmak üzere 4 kez karşı karşıya geldi. İsrail 1967 yılında işgal ettiği Sina’dan 1982 yılında geri çekildi.

AA

Anahtar Kelimeler
israil, mısır, tazminat, Sina Yarımadası, Süveyş Kanalı, haber parkı, israil haberi, israil iç sorunları, israilde iç savaş, israilde eylem, israil ekonomisi,

Ortadoğunun Beyin Ülkesi

Ortadogunun en güclü ülkesi, Orta dogunun Merkezi, Avrupa lideri, Avrupanın En Gelişmiş ülkesi, Ortadogu Birliği, Haber Parkı,

Türkiye “kilit ülke” olacak!
Araştırma ve danışmanlık kuruluşu Frost&Sullivan Türkiye Direktörü Philip Reuter, Türkiye’nin 2012′ye dönük uluslararası büyüme planları açısından ‘kilit ülke’ olmasını beklediklerini söyledi
26 Aralık 2011 Pazartesi, 15:20:17

Frost&Sullivan Türkiye Direktörü Philip Reuter, Türkiye’nin 2012′ye dönük uluslararası büyüme planları açısından ‘kilit ülke’ olmasını, önlerinde büyük fırsatlar duran yerli şirketlerin verimli iş ortaklıkları kurmalarını beklediklerini kaydetti.

Reuter, Türkiye’nin 2011 yılını değerlendirdiği ve 2012 beklentilerini açıkladığı yazılı açıklamasında, 2011 ekonomisinin küresel ölçekte zorlu geçtiğini, ancak Türkiye’nin başta otomotiv, savunma ve yenilenebilir enerji olmak üzere çeşitli sektörlerde başarılı olduğunu, göz önünde olan sektörel başarıların yanı sıra tekstil sektörünün yeniden sahne almasıyla perakende piyasasında istikrarlı bir büyüme kaydedildiğini gözlemlediklerini belirtti.

Otomotiv sanayine yönelik daha spesifik temeller atıldığı ve tedarikçiler açısından önemli beklentiler oluştuğunu, savunma programlarında ise doğrudan yabancı sermayeye cazip gelecek önemli gelişmeler kaydedildiğini ifade eden Reuter, yenilenebilir enerji sektöründe başta güneş ve hidroelektrik olmak üzere 2012 yılında büyümeyi etkileyecek cazip bir noktaya ulaşıldığını vurguladı.

Reuter, söz konusu faktörlerin Türkiye’nin uzun vadeli eğilimlerden biri olan tersine beyin göçüyle sonuçlanacağını belirterek, ”Dünyanın birçok ülkesinde faaliyet gösteren nitelikli ve deneyim sahibi Türk uzmanlar, 2012 yılında üst düzey pozisyonlarda görev almak üzere yurda dönecek, beraberlerinde bilgi birikimlerini de getireceklerdir. Bu gelişme, alım gücü açısından Türkiye’deki ücret altyapısının ve alım gücünün gelişmiş ülkelerle eşit düzeye ulaşması anlamına gelecektir. Tersine beyin göçü aynı zamanda stratejik kentleşme projelerine hız kazandıracak, şirketler kentsel bölge ve beldelere yönelik yeni iş modellerine odaklanmaya başlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Bir diğer önemli gelişmenin de mali açıdan iyi durumda olan şirketlerin uluslararası bir yapıya ulaşması olacağını kaydeden Reuter, 2012 yılında ilk 100 şirket sıralamasının başında yer alan bazı şirketlerin, komşu ülkeler ve dikey pazarlarda gerçekleştirecekleri birleşme ve satın almalarla portföylerini genişletecekleri, söz konusu şirketlerin finansal büyümesinin ise yılın ikinci yarısında halka arz yoluyla sağlanacağı öngörüsünde bulundu.

Reuter, Arap Baharı ve küresel mali krizin etkisinin Türkiye için de büyük bir soru işareti olduğunun altını çizerek, bu olayların etkilediği bölgelerin ne zaman yatışacağına ilişkin belirsizlik bir kenara konulduğunda Türkiye’nin her bakımdan kazançlı çıkacağının rahatlıkla söylenebileceğini ileri sürdü. Reuter, şöyle devam etti:

”Türkiye’nin stratejik konumu ve istikrarlı yapısı, Arap Baharı’nı takip eden süreçte Türkiye’deki yerleşik şirketlerin faaliyetlerine avantaj sağlayacaktır. Dolayısıyla Türkiye’nin merkezi bir ülke olmaya ilişkin önemi daha da artacak. Bu durumun yabancı yatırımcıların yerli şirketlerle başta ARGE olmak üzere çeşitli alanlarda ortaklıklarını artıracak. Tüm faktörler göz önüne alındığında, Türkiye’nin 2012′ye dönük uluslararası büyüme planları açısından ‘kilit ülke’ olmasını, önlerinde büyük fırsatlar duran yerli şirketlerin verimli iş ortaklıkları kurmalarını bekliyoruz.”

AA

Anahtar Kelimeler
türkiye, Frost & Sullivan, Türkiye ekonomisi , Philip Reuter, kilit ülke, büyüme planları

İRNA İran Petrolu

İRNA, İran petrolu, iran dogal gazı, iran petrol ürünleri, iran ekonomisi, irna haberi, iranın haber basını, iran haberleri, irandaki sondajlar, iranda petrol yatakları,

İran 36 yeni sondaj kulesi dikecek
İran Ulusal Petrol Şirketi’nin Genel Müdürü Kalebani, 2013 sonuna kadar ülkenin kara ve deniz sondaj kulelerinin sayısının 100′ü geçeceğini söyledi
26 Aralık 2011 Pazartesi, 17:19:44

İran 36 yeni sondaj kulesi dikecek

İran Ulusal Petrol Şirketi Genel Müdürü Ahmed Kalebani, 2013 yılının sonuna kadar ülkede kara ve deniz sondaj kulelerinin sayısının 134’e çıkacağını vurgulayarak, sondaj kulelerine 36 yeni kulenin ekleneceğini belirtti. IRNA’nın haberine göre, şu anda kara ve deniz bölgelerinde 98 sondaj makinesinin petrol ve doğal gaz kuyularının sondajı ile uğraştığına işaret eden Kalebani “36 sondaj kulesinin sağlanması devlet ve özel sektör tarafından yapılmaktadır” dedi.