Kürtçe Sözlük ve Türkçe Anlamı
Posted by: admin on Haz 28,2010 No Comments
C, c
cacirceviz içi bal karışımı bir yiyecek
cahş1. sıpa. 2. işbirlikçi, hain.
camêrcentilmen, cömert
camûsmanda
cancan
canbaz1. akrobat. 2. hayvan alım satımcısı.
canberîkarides
candarcanlı
canecansamimi, içten
cangorîşehit, fedai
canîtay
canikcanan
cankûşhıristiyanları kiliseye çağıran kimse
carkez, sefer, misli, kat
cara paşînson defa
cara pêşînilk defa
cardinyine, yeniden
carinanbazen, ara sıra
carûdkül ve toz küreği
catirkekik otu
cawbez, kumaş
cawbirmakas
cawîelti
cawkerbez dokuyucusu
caxkorkuluk
cazûcadı, kurnaz veya hileci kadın
cearpa
cebanmezarlık
cebarkırık çıkıkçı
cebilxanecephane
cebirandinkırık ve çıkıkları kaynaştırmak
cebirînkaynaşmak
cedeltartışma
cedewhayvan omuzunda meydana gelen yara
ceharpa
cehdasîtaneleri arpaya benzeyen daha küçük bir bitki
cehimîngebermek, defolmak
cehterkekik otu
cejnbayram
cejnanebayramlık
celaqîiyice koyulaşıncaya kadar kaynatılan pekmez
celebdarkoyun taciri
celewgem
cemyan, yanında
cemawerkitle, ahali
cemedbuzcemedanîbir tür sarık
cemidandindondurmak
cemidîdonmuş
cemidîndonmak
cemserkutup
cenbelîiçimi sert tütün
cendekceset
cengsavaş, harp
cengawersavaşçı
cengînsavaşmak
cênikfavori, şakak
ceqinbir günlük yürüyüşle alınan mesafe
cercerçırçır
cerdbaskın, saldırı
cerdekorsan, şaki
cergkaraciğer
ceribandindenemek, sınamak
ceribîndenenmek, sınanmak
cewkırpma makası
cewêleklümpen
cewîçam sakızı
cewrikenik
cêwtikderi kese
cêzçeyiz
cîgirvekil
cigurbir mesire günü
cihyer, mekan. “di cih de” uygun, yerinde. “Di cih de çû!” Hemen gitti. “Cihê daxê ye.” maalesef, üzgünüm.
cîhandünya
cîhanîdünyalı
cihêayrı, farklı, değişik
cihê şanaziyêonur verici
cihêrengözgün, farklı
cihêtîfarklılık, değişik
cihûyahudi
cilelbise, giysi
cildankelbise dolabı, gardrop
cilşokçamaşırhane
cinaqlades
cînavkzamir, adıl
cincilîsaf su
cindêazize, güzel
cindîyakışıklı, alımlı, aziz
cinehucu kalın sopa
cinêkirinpamuk toplamak
cinênküçük bahçe
cirsohbet, görüşüp konuşma
cîrankomşu
cîrantîkomşuluk
ciskireç
cisanekireç ocağı
civaktoplum
civakîtoplumsal, sosyal
civaknassosyolog
civaknasîsosyoloji
civandintoplamak, biriktirmek
civattopluluk
civîntoplantı.
civîna çapemeniyêbasın toplantısı
ciwangenç, güzel, yakışıklı
ciwanîgençlik
ciwanikbayan, hanımefendi
cîwaryöre, bölge, mekan
cixirandinkışkırtmak, tahrik etmek
cixirîntahrik olmak
ciyawazfarklı, ayrı, değişik
ciyawazîfarklılık, ayrılık
cokanal, ark
cobardere
cokkanal, ark
colkarışık, heterojen
computerbilgisayar, computer
conegatosun, dana
cotçift
cotbûnçifteşmek
coşandincoşturmak
coşîcoşku, heyecan
coşîncoşmak
cotkarçiftçi
cotkirinçift sürmek
cûbirkcırcır böceği
cudaayrı, farklı
cudahîfarklılık
cudaxwazayrılıkçı
cûmsakız
cunûtinıslak toprak
cur bi curtürlü türlü
curetür, çeşit
cûrnikkar sularının biriktiği kaya üstü çukurcuklar
cûtinçiğnemek
cuwaryem torbası
Kürtçe Sözlük ve Türkçe Anlamı
