Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Etiket Arşivi Günün Haberleri

Haluk Bilginer

Dersim’le de 28 Şubat’la da hesaplaşacağız

Haluk Bilginer meslektaşlarını eleştirdiği röportajında Türkiye gündemiyle ilgili de dikkat çeken çıkışlarda bulundu

Film Arası Dergisi’ne konuşan ünlü oyuncu Haluk Bilgiler, güncel konulara değindiği röportajında ’12 Eylül gibi, 28 Şubat’la da hesaplaşacağız’ dedi. Rating operasyonu, Ermeni meselesi ve darbe iddialarıyla ilgili çarpıcı yorumlarda bulunan Bilginer, meslektaşlarını da eleştirdi: ‘yaptığımız işi seyirci anlamıyorsa kabahat bizdedir!’

DERSİM’LE DE, 28 ŞUBAT’LA DA HESAPLAŞMAK ZORUNDAYIZ!
Film Arası Sinema Dergisi, Ocak sayısında ünlü oyuncu Haluk Bilginer’i konuk etti. Gülcan Tezcan’ın sorularını cevaplayan Haluk Bilginer, rating operasyonundan Ermeni meselesine, 28 Şubat sürecinden darbe iddialarına kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ülkemizdeki sanat anlayışına eleştiriler getiren Bilginer, seyirci ilgisinden şikâyet eden sanatçılara ‘seyirci anlamıyorsa kabahat bizdedir!’ dedi.

TÜRKİYE BÜYÜDÜ, OPERASYONLARDAN MEMNUNUM
‘Rating operasyonunda geç bile kalındı. Keşke daha önce olsaymış. Ben bu rating firmalarının bize sunduğu verilere hiçbir zaman inanmadım. Yaptığım işler birinci çıktığı zaman bile inanmadım. Çünkü bakıyorsunuz bazen öyle tuhaflıklar oluyor ki ve bunu bazı insanlar yıllardır söylüyor. Yahu saatine bakıyoruz reklam arasında ratingi yükselmiş böyle bir saçmalık olabilir mi? Burada bir tuhaflık var. Milyarlar dönüyor. Televizyondaki reklam pastası 3 milyar lira. Bu pastayı paylaşmak için üçkâğıt yapan illa ki olur. Umarım düzgün bir araştırma yapılır da gerçekler ortaya çıkar ve sahici rakamları biliriz artık. Birçok şey gibi bu da düzelecek. Gidişat iyidir, ben memnunum. Futbolda neler oluyor, televizyon ratinglerinde neler oluyor? Kim bilir daha neler olacak? Olmak zorunda. Türkiye eğer önümüzdeki yıllarda oynayacağı role hazırlanıyorsa bu rolün gereğini yapması gerekiyor.’

28 ŞUBAT’LA DA HESAPLAŞACAĞIZ!
Biz artık 1915′le de hesaplaşıyoruz, Dersim’le de hesaplaşıyoruz, Susurluk’la hesaplaşıyoruz, 12 Eylül’le hesaplaşacağız inşallah. Ve hesaplaşmak zorundayız. 28 Şubat’la hesaplaşacağız. Yüzleşmek zorundayız bunlarla. Yoksa önümüz açılmaz önümüzü göremeyiz. Gerektiği yerde özür dileyeceğiz. Hiç değilse bir devlet olarak diyeceğiz ki, özür dilendi bundan sonra böyle şeyler yapılmayacak, yapmaya kalkan çok büyük şeylerle cezalandırılacak ve bir daha aklına bile gelmeyecek herhangi bir şey yapmak. Ordu darbe yapmayı aklına bile getiremeyecek artık.

Anahtar Kelimeler: Haluk Bilginer, gunun haberleri, haber parkı, haber oku, gazete haberleri, Haluk Bilginer haberi, Haluk Bilginer açıklaması, Haluk Bilginerin acıklamarı, Haluk Bilginer darbe acıklaması, darbeciler,

Korku imparatorluğunun sonu

Korku imparatorluğunun sonu
Bugün 12 Eylül… 1980′de yapılan askerî darbenin üzerinden 31 sene geçti. Geçen yıl tam bugün Türkiye referanduma gitti ve o darbeyi tarihe gömdü. Oysa darbe yapıldığında oluşan havanın en az bin yıl süreceği sanılıyordu; tıpkı diğer darbe ve baskı günlerinin çağlar boyu devam edeceğinin zannedilmesi gibi… 

12 Eylül öncesi sokaklarda dehşet yaşanıyordu; doğru. Ülke sağ-sol diye birbirine girmişti; doğru. Alevi-Sünni çatışması tehlikeli boyutlara ulaşmıştı; doğru. Her gün onlarca insan hayatını kaybediyordu; doğru. Lakin o günden bugüne şu soru soruluyor: Onca vahşet ve dehşet, darbe gibi korkunç bir insanlık suçu işlenmeden önlenemez miydi?Daha çetin bir soruya cevap arıyoruz birkaç senedir. Ergenekon davası gösterdi ki ‘darbe şartlarının oluşması için’ bazı planlar yapılıyor. Kaos ortamlarının oluşturulması için bazı derin güçler kâh koyun postuna bürünüyor kâh kurt rolüne soyunuyor. Dolayısıyla bugün ortaya çıkan somut deliller o güne dair şüphelerimizi derinleştiriyor. Mesela ‘kanlı 1 Mayıs’ı kim tezgâhlamıştı? Kahramanmaraş olaylarındaki sinsi plan Sivas’takine, Çorum’dakine, Yozgat’takine vs. nasıl oluyor da bu kadar benziyordu? Art arda gelen suikastlar neden önlenemedi, bulunan tetikçiler nasıl oldu da en sıkı hapishanelerden kaçırılabildi? Daha açıkçası, darbeyi yapanlar ile darbe havası oluşturanlar arasında bir bağ var mıydı; o bağın bir ucu yurtdışındaki güçlere dayanıyor muydu? Sorular uzayıp gidiyor; çünkü Ergenekon davaları, toplumun büyük bir psikolojik harbe maruz kaldığını ve maalesef tertemiz duygular içindeki gençlerimizin kullanıldığını gözler önüne seriyor…12 Eylül darbesinin bize öğrettiği daha korkunç bir gerçek var: Darbe şartları ne kadar ustaca hazırlanırsa hazırlansın ve halk nezdinde belli bir meşruiyet kazanırsa kazansın; darbe sonrası ortaya konulan vahşet, darbe öncesi cinayetlerden geri kalmıyor. Sadece bizdeki darbeler değil; darbeyle yönetilme bedbahtlığına maruz kalmış her yerde böyle.Düşünün ki bir sabah askerî cemseler, tanklar kapılara dayanmış olsun. Vatandaşın vergisiyle alınan silahlar o vatandaşa çevriliyor. Düşünebiliyor musunuz; üzerinde taşıdığı şerefli üniformanın değerini bilmeyen bazı adamlar, gencecik çocuklara elektrik vermeyi, onları Filistin askısına asmayı, döve döve onlara kan kusturmayı vatanperverlik sanıyor. Sorguya götürülenleri arayıp soramıyorsunuz; soranların akıbeti de meçhullere karışıyor. Hukuk çoktan Kaf Dağı’nın ardına atılmış, adalet lügatlerden silinmiş, silahlı güçler silahsız insanları inim inim inletmekte. Hafiyeler muhbirlerin esiri olmuş; muhbir, insan avında. On binlerce insan hapishaneye girer, on binlerce insan işkenceye maruz kalır, on binlerce insan firar edip köşe bucak kaçmak zorunda bırakılır. Darbe budur! ‘Kurunun arasında yaş da yanar’ derler ve ormanları bir hiç uğruna yakarlar. Hakkınızı arayamazsınız. Ne öz evlatlarınızdan kurulu ordunuzu tanıyabilirsiniz ne de bekâsı için dua ettiğiniz devletinizi…Sonra bir gün gelir o karanlık anılar ve yarasa ruhuyla işlenmiş günahlar gizlenemez hale gelir. Konjonktürün mubah kıldığı mazeretlerin absürtlüğü sırıtmaya başlar ve eline kan bulaşan herkes hesap vermek zorunda kalır.12 Eylül darbesinin başına da o geldi. Üstelik tam 30 yıl sonra ve tam darbenin yapıldığı günde. Kaderin cilvesine bakın ki o referandumun sağladığı imkânlar ölçüsünde şimdi darbeciler hesap veriyor, mağdurların hakları iade ediliyor. Dünyada da böyle oldu ve her darbenin hesabı soruldu; soruluyor. Demek ki korku imparatorluğu bir gün çatır çatır yıkılıyor ve zalimler hukuk karşısında sigaya çekiliyor. Herkes bu gerçeğe göre kendine çekidüzen vermeli; asker, sivil, siyasetçi, iş dünyası ve tabii ki medya. Bütün darbelerin suç ortağıdır medya! Boşuna dememişler ‘Zulüm ile âbâd olanın sonu berbat olur.’ diye.

PKK bu havuzda boğulur

PKK, hafta içinde yine korkunç bir cinayete imza attı. Halı sahada top oynayan polislere saldırdılar. Şehit edilenler arasında bir emniyet görevlisi ve onu izlemeye gelen eşi de vardı. Son dönemde örgüt büsbütün aklını yitirdi, kudurdu. Minnacık ilk mektep çocuklarına saldırdılar, yatılı imam hatip öğrencilerini diri diri yakmaya teşebbüs ettiler, sabah namazına giden cami görevlisini şehit ettiler…Bütün bunlar yaşanırken ‘düz ovada siyaset yapanlar’ farklı bir manzara yansıtmaya devam ediyor. Mesela militan söylemleriyle bilinen bir BDP milletvekili, uygunsuz bir biçimde havuzda sefa sürerken yakalandı. Üstelik Ramazan gününde, elinde kadehle ve yabancı bir kadınla. Geçen hafta, sivil cuma diye dinin birleştirici ruhunu temelden sarsmaya cüret eden ve ‘PKK imamı’ diye bilinen kişinin de havuz sefası belgelendi. Üstelik yabancı bir kadınla; hatta bir iddiaya göre Ramazan gününde…PKK’nın dinle, imanla, mukaddesatla arası hiç olmadı; ama Stalinist örgüt bunu dışa vurmamaya gayret etti. Şimdilerde sahte cumalar, Kürtçe ezanlar uyduruyordu ki Müslüman Kürt halkına sempatik gözükebilsin; maskeleri düştü. Görünen o ki bu havuz hiçbir kutsalı olmayan örgütü boğacak; çünkü Kürtler için din de önemlidir, namus da… PANORAMA

Bu seferki kampanyamız şaşırtacak

Her sene okulların açılmasıyla başlayan abone kampanyamız büyük bir seferberliğe dönüşüyor ve Zaman okuru ile yazarları arasında hiçbir gazetede rastlanmayan bir irtibat kuruluyor. Salonlar kiralanıyor, okurlar davet ediliyor, sorular yöneltiliyor, cevaplar tartışılıyor ve muazzam bir atmosfer meydana geliyor.Bu hafta başlayan abone kampanyamız, iki bayram arasına denk geldi. Berekete vesile olur inşallah. Türk basını için de yeni bir sayfaya dönüşmesini dileriz; zira Zaman’ın yükselişini biz hiçbir zaman sadece bir gazetenin tiraj kazanması olarak görmedik. Sosyal değişimleri yansıtması; o değişim dinamikleri içinde sağduyunun hakim kılınmasını simgeliyor tiraj artışımız.Bu ülkenin insanları kaliteli gazeteleri hak ediyor. O gazetelerden dünya standartlarını zorlayacak yayınlar bekliyor. Bir yandan gücünü ülke gerçeklerinden alacak; diğer yandan dünya standartlarını zorlayacak gazetelere ihtiyaç olduğu kesin. Zaman’ın yükselişi, o arayışları tescil ediyor ve bu yolda mesafe almak isteyen herkese muazzam bir cesaret veriyor.Her kampanyada olduğu gibi bütün bürolarımız okurlarımızla el ele verip büyük bir seferberlik başlatıyor. Bu muhteşem tabloya eşlik etmek maksadıyla biz de bu mevsimde bir reklam filmi hazırlıyoruz. Bu seneki reklam filmini birkaç gün önce gördüğüm için rahatlıkla söylüyorum ki bu reklam, kampanyamızı sahada iliklerine kadar yaşayan insanlara ayrı bir moral verecek. Çünkü bir yandan gazetemizin muhteva zenginliğine vurgu yaparken diğer yandan da Zaman’ın kendine has bir özelliğine değinecek. Eminim gördüğünüzde içinizde bir kıpırtı hasıl olacak. Çok titiz bir çalışmayla reklam çalışmamıza renk katan Alamet-i Farika’ya, hassaten Serdar Erener’e, teşekkür ediyorum. Tabii reklam filmini sinematografik bir yapıya kavuşturan Sinan Çetin’e de ayrıca teşekkür. Ellerine sağlık. O reklamlar birbirinden etkin mecralarda izlenirken Zaman sevdalılarının gönüllerinde ayrı bir heyecan uyanacak. Dilerim Cenab-ı Hak, bu kampanyayı da, tıpkı ta ilk kurulduğu andan itibaren lütfettiği gibi, hakkımızda güzelliklere vesile kılar…

PANORAMA

Bu mevsimde yeni diziler başlıyor, eski diziler kaldığı yerden devam ediyor. Ne yazık ki yine aldatma, çarpık ilişkiler, tecavüz ve müstehcenlik daha ilk haftalardan mide bulandırmaya başladı. Sanki bizim medya 5. Kol faaliyetlerinin ana üssü. Ne var ki sorumlu kişi ve kurumlar makul bir önlem almıyor. RTÜK desen ayrı bir alem; hem işini dünyadaki benzerleri gibi yapmıyor hem de çok şey yaptığını düşünüyor. Hayırlısı…CHP lideri, Suriye için ‘Bu onların iç meselesi’ deyince sert tepkilerle karşılaştı. Bu yanlış yaklaşım, o tepkileri hak etti aslında. Evet Kemal Bey’in değerlendirmesi yanlıştı ancak buradan hareketle Sayın Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğu için hadiseye böyle yaklaştığını söylemek hoş bir durum değil. Hem Kemal Bey’e haksızlık yapılmış olur hem Alevilere. Bu yorum belki uzak ihtimal çerçevesinde ve farz-ı muhal manasında söylendi ama yine de incitici bir cümleydi. Çünkü böyle hassas bir konuda daha temkinli olmak gerekir.Oda TV iddianamesi kabul edildi. Davayı yakından takip etmek gerekiyor. Şu an kamuoyuyla paylaşılan bilgilerden anlaşılıyor ki bir internet sitesi üzerinden kirli bir psikolojik harp çalışması yapılmış. Bazı insanların hangi mantık gereği o ‘karanlık oda’ ile iş tuttuğunu anlamak hiç de kolay değil. Çünkü orada sadece insanların haysiyetleriyle oynanmamış, derin manevralar eşliğinde bu ülkeye tuzak kurulmuş. 

etiketler: zaman, zaman köşe yazıları, günün haberleri, günlük haber, haber sayfası, güncel haber, haberler, haber sitesi, haber oku,

Günün Haberleri

Günün Haberleri, Haber, Haberler, Haber Oku, Haber sayfası, Haber Sitesi, Haber türk, İnternet Haber, Haber Sayfaları, Gunun Haberi,

Basbakan’dan füze kalkanı açıklaması
Erdogan, “Türkiye’de nereye kurulacagına yonelik çalısma sürüyor” dedi.
06 Eylül 2011 Salı, 19:02:45

..Basbakan Recep Tayyip Erdogan, NATO tarafından Türkiye’ye kurulması planlanan füze kalkanı konusunda, ”Atılan adımın, biz bolgemiz için onemli oldugunu düsünüyoruz. Ve onun içinde bu konuda hükümet olarak en genis manada da istisaremizi yaparak kararımızı vermis bulunuyoruz” dedi.

Video için tıklayınız…

Basbakan Erdogan, Zapatero ile düzenledikleri ortak basın toplantısında, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Erdogan, İsrail ile yasanan sorunlarla ilgili bir baska soruyu yanıtlarken de Türkiye’nin ozellikle İsrail’den 3 onemli sorunun çozümüm istediklerini anımsattı.

Basbakan Erdogan, ”Bir; ‘Türkiye’den ozür dileceksiniz’ dedik. İsrail’e teklifimiz budur. 2; tazminat odenmesi’ dedik. 3; Gazze’ye ambargonun kaldırılması… Tabii bunlar yerine gelmedigi sürece normallesmenin olması da mümkün degildir’ dedik. Ve boyle bir adımı da atmayacaklarını açıkladıkları için bizler de adımımız su anda atmıs bulunuyoruz” dedi.

Bir gazetecinin, ”NATO’nun füze kalkanı kurulmasına yonelik çalısmalarda son nokta nedir? Türkiye’nin çekinceleri giderildi mi? Uluslararası basında bu kalkanın İsrail’i korumak adına yapıldıgı yorumları var. Bu noktada İran’dan gelen tepkiler var. Bunların nasıl degerlendirirsiniz?” sorusu üzerine Basbakan Erdogan, ”Bu konu, Türkiye’de tabii bir radar üssünün kurulması olayıdır” dedi.

Erdogan, sunları kaydetti:

”Bu radar üssünün kurulması NATO çerçevesi içinde yapılan bir süreçtir ve bizler de bir NATO ülkesi olmak suretiyle, bu konunun en uygun neresiyse, bunu gerek Silahlı Kuvvetlerimiz, gerek Dısisleri, çalısmalarını azami olçüde, en ince teferruatına kadar yapıldı ve hala da bu çalısmalar yapılıyor ve en kısa zamanda neticelendirip Türkiye’de bizleri herhangi bir sıkıntıya vesaireye sokacak adım soz konusu degil. Bunların hepsi basit kulislerdir. Atılan adımın, biz bolgemiz için onemli oldugunu düsünüyoruz. Ve onun içinde bu konuda hükümet olarak en genis manada da istisaremizi yaparak kararımızı vermis bulunuyoruz.”

TÜRKİYE-İSRAİL İLİsKİLERİ
Basbakan Erdogan, Zapatero ile yaptıgı gorüsmede Türkiye-İsrail iliskilerinde yasanan sorunların gündeme gelip gelmedigine yonelik soruyu yanıtlarken sunları soyledi:

”Türkiye-İsrail iliskileriyle ilgili tabii bana soru sordular. Ve kendilerine bizim de tabii sürecin detayını anlattık ama burada girmemize gerek yok. Ancak konuyla ilgili biz, biliyorsunuz İsrail’in uzlasmaz tavırları karsısında uluslararası sularda 9 vatandasımızı sehit etmelerinden sonra, uzun bir süreç tabii çalıstı… Cenevre, Birlesmis Milletler Güvenlik Konseyi ve dünya genelindeki gelismeler… En sonunda biz, Birlesmis Milletler’deki panelin bir süreci vardı ve bunu da bekledik. Yeni bazı gelismeler oldu, bu gelismelerden sonra yine İsrail’in siyasi manevraları karsısında atmamız gereken adım ortaya çıktı.

İlk adımı attık. Bu tabii ki nihai adım degil. Bu adımı geçenlerde Dısisleri Bakanım da açıkladı. Bunların bir tanesi biliyorsunuz diplomatik iliskileri 2. katip seviyesine indirme adımıdır. Biz ikinci katip seviyesine indiriyoruz. İsrail’in buradaki bütün diplomasi mensuplarını da aynı sekilde 2. katip seviyesine indirilmesi noktasındaki uyarımızı yapmıs bulunuyoruz ve yarın onlar için son gün.

İkinci adım iki ülke arasındaki askeri anlasmaları, ozellikle savunma sanayine yonelik ticari iliskileri tümüyle askıya almıs bulunuyoruz. Bu ikinci adımımızdır.

Üçüncü bir adım var; Türkiye uluslararası kara sularında ki, bu Dogu Akdeniz’dir, Akdeniz’dir, burada serbest dolasım hakkını korumak için gerekli onlemleri alacaktır, bu adımları da atacaktır.

Dordüncü bir adım; o da magdur ailelere, gerek sehitlerimiz, gerek gazilerimizle alakalı olarak uluslararası platformda hukuki destek verecegiz. Bu süreç devam edecek.

Bir diger adım da; bu da Gazze ablukasını tanımayan Türkiye ki bunu tanımıyoruz, ablukanın Lahey Uluslararası Adalet Divanı’nda incelenmesini de saglayacak adımları yine aynı sekilde atacagız. Bunlar da bizim bu süreç içerisinde gelistirdigimiz birinci hamlemiz olacaktır. Bundan sonra tabii ki diger planlar devreye girecektir.”

AA
.

sohbet

İMKB radara yakalandı!
Türk hisse senetleri yeniden yabancıların radar ekranında: Dort dev yabancı bankadan Türk hisseleri için “al” tavsiyesi
06 Eylül 2011 Salı, 11:25:25
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ

Morgan Stanley’nin yapılan açıklamasında, ekonomistlerinin, Türkiye’nin gelisen piyasalar arasında Rusya’dan sonra en düsük kamu borcuna sahip ülke olmasını ve petrol fiyatlarındaki gerileme ile birlikte cari açıgın daralmasını beklediklerine dikkat çekti. Banka ayrıca, Türkiye ekonomisi için asırı ısınmanın artık manset konu olmadıgını kaydetti.

BORSA FAZLA DÜsTÜ, SORUNLAR BÜYÜK oLÇÜDE FİYATLANDI
Morgan Stanley’in raporunda, Türkiye piyasasının yıl basından bu yana süren düsük performansının (dolar bazında – % 25.3) ardından, ekonomik sorunların büyük oranda fiyatlandırılmasının iyi bir haber oldugunu vurguladı.

DÜsÜK BÜYÜME BANKALARA UYAR
Morgan Stanley ayrıca Türk bankaları için tavsiyesinin “overweight” oldugunu zira, düsük büyüme ortamının bankalara uydugunu kaydederek, “Cari islemler açıgının fonlanmasına ve enflasyona yonelik endiseler azalıyor ve parasal gevseme için potansiyel var. Bu durum bankaların kârını artıracaktır” yorumunda bulundu.

4 BANKA’DAN TAVSİYE ARTIsI
Boylece Citigroup, Unicredit ve Deutsche Bank’tan sonra Türkiye için tavsiye yükselten yabancı bankaların sayısı 4′e yükseldi.
Morgan Stanley’nin de kervana katılmasıyla İMKB, dünkü satıcılı seansların ardından bugün yüzde 1′in üstünde bir sıçrama gerçeklestirdi. 55 bin seviyelerini tekrar zorlayan İMKB, Avrupa bankalarının yeniden sermayelendirilmesinin yarattıgı endiseyle global borsalarda yasanan düsüsten etkilenerek ikinci seansta geri çekilme yasadı. Borsa endeksi 54 bin 500′ün üzerinde kendine yon aradı.
Son 5 dakikaya bu kararsızlıkla giren İMKB, son üç dakikada ise son günlerde çok sık yasanan klasik hareketini gerçeklestirdi ve 55 bin seviyesinin çok az altında alım-satım savası gerçeklesti. Ayı ve bogaların kapıstıgı gorüntüsünün yasandı bu dakikaların ardından son 10 saniye içerisindeki alım emirleri daha agır basmıs goründü ve İMKB günü bir günlük aranın ardından yeniden 55 bin puanın üzerinde tamamladı.
İMKB’nin günlük kapanısı 55 bin 19 puandan ve Avrupa borsalarının yüzde 1.5-2 arasında deger kaybetitgi günde yüzde 1.78 yükselisle gerçeklesti.

SORUN ISINMA DEgİL RESESYON MU?
Buna karsılık BoA Merrill Lynch’in açıklaması kafa karıstırdı.
Dün Goldman Sachs’dan gelen TL uyarıları soru isareti yaratmıstı. Bugün ise Merrill Lynch, Türkiye ekonomisi için yüzde 3 olan 2012 yılı büyüme tahmini üzerindeki asagı yonlü risklerin arttıgını ve bundan onceki resesyonları temel alan modellere gore Agustos ayı itibarıyla resesyon olasılıgının yüzde 50′ye yaklastıgını belirtti.

AB ZAYIF BANKALARI SERMAYELENDİRMEYİ TARTIsIYOR
Uluslararası bankalardan gelen bu açıklamalar İMKB’yi tekrar 55 bin sınırına tasırken, Avrupa’da ise bankalara yonelik endiseler giderek derinlesiyor. ote yandan Euro bolgesindeki zayıf bankaların sermayelendirilmesi konusunda da onemli adımlar atılmasının esigine gelindi. Bir AB yetkilisi, Avrupa Birligi maliye yetkililerinin zayıf bankaları nasıl sermayelendirebileceklerini tartısmak için bugün biraraya gelecegini açıkladı.

Piyasa islemlerinin sürdügü Avrupa’da banka hisseleri 29 ayın en düsügüne gerilerken, STOXX Avrupa 600 Bankacılık Endeksi yüzde 3 deger kaybetti.

Avrupa’nın en büyük 300 sirketini kapsayan FTSEurofirst 300 Endeksi de yüzde 1,7 oranında düserek 894,62 puan oldu. Endeks boylece iki yılın en düsük seviyesine geriledi.

Fransız Societe Generale Bankasının hisseleri yüzde 6,5, Credit Agricole Bankasının hisseleri yüzde 4,3 ve Alman Commerzbank’ın hisseleri de yüzde 2,5 oranında düstü.

Londra Borsası’nda FTSE-100 Endeksi yüzde 0,07, Paris Borsası’nda Cac 40 Endeksi yüzde 1,31 ve Frankfurt Borsası’nda Dax Endeksi yüzde 1,53 indi.

Avrupa’da ayrıca İtalya’da Milano Borsasında FTSE MIB Endeksi yüzde 3,11, İspanya’da Madrid Borsasında IBEX Endeksi yüzde 2,21, Hollanda’da AEX Endeksi yüzde 1,24, İsveç Borsası’nda OMX 30 Endeksi yüzde 0,92, Yunanistan’da Atina Borsası yüzde 0,99 ve Rusya’da Moskova Borsası’nda MICEX Endeksi yüzde 0,19 deger kaybetti.

Avrupa’da İtalya ve Yunanistan’ın, tasarruf paketlerinin uygulanmasına karsı içeride tepkilerin artması nedeniyle bu paketleri uygulamada niyetli olup olmadıgı konusunda süphelerin artmaya baslaması borsaları olumsuz etkiliyor.

Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble’nin, Avrupa Birligi (AB), Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) temsilcilerinin Yunanistan ile ilgili raporunun ”olumsuz” olması halinde bu ülkenin yardım alamayabilecegi açıklaması da borsalarda olumsuz yankılandı.

Anahtar Kelimeler
İMKB, hisse senedi, Yabancı yatırımcılar, morgan stanley, Bank of America Merrill Lynch, Citigroup, unicr, deutschebank

Turizmciler bayram etti!
Bayram tatiliyle yazlık beldelere akın edenler sahil sehirlerindeki esnafı ve AVM’leri memnun etti!
06 Eylül 2011 Salı, 09:40:51
Antalya’daki ozdilek AVM’nin Genel Müdürü sadi Asıroglu, “Hem kapı girislerinde hem de cirolarda yüzde 20-27 arasında artıs var. Bu yıl İranlı turist harcamada Ruslar’ı geçti” dedi. Bodrum Marina AVM’nin yetkilileri de “Geçen yıla gore ciroda yüzde 100 artıs var” diye konustu. İkbal’in Afyon’daki yol üstü tesisinde de satıslar ikiye katlandı. Genel Müdür Nurettin Hancıoglu, “Bulundugumuz kavsakta günlük 83 bin araba geçisi 200 bine ulastı. Haftaiçi 17 bin olan ziyaretçi sayımız 45 bine çıktı” dedi. İstanbul’daki AVM’ler de tatile ragmen cirolarını artırdı. Galleria ve Optimu’da satıslarda yüzde 15 artıs yasanırken, Capacity AVM ise yüzde 21 oranında ciro artısı yakaladı. AVM’leri en çok Ortadogulu turist ziyaret etti.

RAMAZAN’DAKİ DÜsÜs TELAFİ EDİLDİ
Sabah Gazetesi’nde yer alan habere gore, bu bayram tatilcilerden çok turizmcinin bayramı oldu. Oteller kapasitelerinin üstünde talep aldı. Havayolu ve otobüs sirketleri ek seferleriyle bile talebe yetismekte zorlanırken İDO ek seferlerle rekor kırdı. Bayram boyunca 4 bin sefer yapacagını açıklayan İDO, 5 bin 500 sefer ile 2 milyon yolcu tasıdı.

Tüm Otobüsçüler Federasyonu Baskanı Mustafa Yıldırım, bayram oncesi 6 milyon olarak tahmin ettikleri otobüsle seyahat edenlerin sayısını astıklarını açıkladı. Yüksek sezon nedeniyle zaten dolu olan Antalya ve Ege’deki oteller yurtiçinde gelen taleple doluluklarını yüzde 100′e çıkardı. Yüksek sezon fiyatlarının uygulandıgı oteller bayram etti.

Anahtar Kelimeler
tatil, Antalya, bayram

TOKİ’den sudan ucuz evler!
4 bin lira pesinatla, 173 liradan baslayacak taksitlerle satılacak!
05 Eylül 2011 Pazartesi, 15:46:54
TOKİ’den verilen bilgiye gore, yoksul kesime yonelik 2 + 1 daireler 4 bin lira pesinatla, 173 liradan baslayacak taksitlerle satılacak.

Bu kapsamda, Ankara-Mamak’ta 1024, Çubuk’ta 484, Adıyaman-Merkez’de 700, Antalya-Merkez Çıplaklı’da 480, Edirne-Merkez Fırınlarsırtı’nda 318, Gaziantep-sehitkamil’de 404, sahinbey-Yesilkent’te 320, Kırsehir-Merkez’de 292, Kocaeli-İzmit Arızlı’da ise 592 konut uygun odeme kosullarında satılacak.

Pesinatlarını odeyerek konut almaya hak kazananlar, ilk taksitlerini konut tesliminden sonra yapacak. Pesinatı 4 bin lira olan konutların taksiti 173 liradan baslayacak ve 180 ay (15 yıl) vadeli satılacak. Basvurular 23 Eylül’e kadar, illerde valiliklere, ilçelerde ise kaymakamlıklara yapılacak.

Basvurularda konut sayısından fazla basvuru gelmesi halinde, hak sahipleri kura ile belirlenecek. Kurada konut almaya hak kazananlarla, daha sonra sozlesme imzalanacak. Pesinatın yarısı sozlesme imzalama asamasında, kalan yarısı da 3 ay sonra, Mart 2012′de tahsil edilecek.

Basvuru yapacakların, projenin yer aldıgı ilde 1 yıldan az olmamak üzere ikamet ediyor olması veya il nüfusuna kayıtlı olması, TOKİ’den daha once konut satın almamıs ve kredi kullanmamıs olması, kendisine esine ya da velayeti altındaki çocuklarına ait tapulu gayrimenkul olmaması, aylık hane halkı gelirinin 2 bin 600 liranın altında olması, basvuru tarihinde 25 yasını doldurmus olması gerekiyor. Esi vefat etmis olan kadınlarda yas sartı aranmıyor.

sehit Aileleri, Maluller ile Dul ve Yetimleri kategorisinde basvuracakların en az 3 yıldır il-ilçede ikamet ediyor olması veya il/ilçe nüfusuna kayıtlı olması gerekiyor.

AA

Anahtar Kelimeler
TOKİ, daire, konut

Lüks daire fiyatına Arap tayı
Ayçıra isimli 2 yasındaki erkek Arap tayı 350 bin TL’ye satıldı
06 Eylül 2011 Salı, 20:27:01
Tarım İsletmeleri Genel Müdürlügü (TİGEM) Karacabey Tarım İsletmesinde 2011 yılı ”Safkan Arap Kosu Tayları” açık artırma ile satıldı.

Taylar 10 bin liradan baslayan fiyatlarla alıcı bulurken, Murat Pesman isimli at meraklısının 350 bin lira odedigi ”Ayçıra” adlı 2 yasındaki erkek tay, satıs rakamı rekorunu kırdı.

Karacabey Tarım İsletmesi’nde gerçeklestirilen 2011 yılı ”Safkan Arap Kosu Tayları” ikinci ihalesinde, 2009-2010 dogumlu 45 safkan Arap tayı satısa sunuldu.

Çok sayıda at meraklısının katılımıyla baslayan tay satıslarında, günün en pahalı tayı Murat Pesman isimli at meraklısının 350 bin TL ile satın aldıgı ”Ayçıra” isimli 2 yasındaki erkek Arap tayı oldu.

Bu tayı yine aynı kisinin 220 bin TL’ye satın aldıgı ”Gozdekız” isimli 2 yasındaki disi Arap tayı izlerken, ihalenin en pahalı üçüncü tayı ise 191 bin TL’ye Kamil Kılıç’ın satın aldıgı ”Günhantay” isimli 2 yasındaki erkek Arap tayı oldu.

En düsük 10 bin TL ve en yüksek 350 bin TL’ye alıcı bulan 45 taydan 40 tayın satısının gerçeklestirildigi ihaleden, Karacabey TİGEM, toplam 3 milyon 57 bin TL gelir elde etti.

AA

Anahtar Kelimeler
Ayçıra, arap tayı

Türkiye’nin Hazine haritası!
Karabük’ün yüzde 67.4′ü, Balıkesir’in yarısı Devlet’in elinde. Kilis’in ise sadece yüzde 1′i, Hakkari’nin yüzde 2.6′sı Hazine’nin!
05 Eylül 2011 Pazartesi, 12:40:51
Devlete ait tapulu (tescil edilmis) malların sayısı, kadastro ve imar çalısmalarının yanısıra varlıgı daha sonra tespit edilen tasınmazların da listeye dahil edilmesiyle birlikte son 8 yılda neredeyse ikiye katlandı.

AA muhabirinin Maliye Bakanlıgı Milli Emlak Genel Müdürlügünden edindigi bilgiye gore, 2003 yılı sonunda 1 milyon 917 bin olan Hazinenin ozel mülkiyetinde olan tescilli tasınmaz miktarı, 2010 yılı sonunda 3 milyon 433 bin 651′e yükseldi. Bu sayı, 10 Agustos itibariyle de 3 milyon 639 bin 519 olarak belirlendi.

Hazineye ait tasınmazlar, 2003 yılında 109 milyar 108 milyon 840 bin 384 metre karelik bir sahayı kaplarken, devlet tasınmazlarının büyüklügü günümüzde 204 milyar 212 milyon 86 bin 969 metre kareye ulastı. Boylece, Hazineye ait mülklerin sayısında yüzde 89,8, büyüklügünde ise yüzde 87,2′lik artıs meydana geldi.

118 BİN BİNA, 404 BİN ARSA
Devlete ait tasınmazların 663 bin 372′sinin tahsisli oldugu anlasılırken, mevcut tasınmazların 118 bin 892′si binalardan, 404 bin 709′u arsalardan, 827 bin 457′si de arazilerden olusuyor.

Bag-bahçe sayısı 220 bin 209, tarla sayısı 1 milyon 360 bin 786, orman adedi 375 bin 387, otlak ve meraların yeraldıgı orta malların sayısı 88 bin 655, su alanları 195 bin 284, maden-ocak alanı bin 309, deniz dolgu alanı 609, tarih-kültür alanı da 3 bin 857 olarak belirleniyor.

KARABÜK’ÜN DoRTTE ÜÇÜ DEVLETİN
ote yandan Milli Emlak Genel Müdürlügünün 2010 Yılı Faaliyet Raporunda, devletin en fazla tasınmazının oldugu iller Konya, Sivas, Mersin, Balıkesir ve Antalya olarak sıralanıyor.

Konya’da 146 bin 975 olarak tespit edilen devlete ait tasınmaz sayısı, Sivas’ta 119 bin 902, Mersin’de 114 bin 608, Balıkesir’de 102 bin 72, Antalya’da ise 100 bin 238 olarak kayıtlarda yer alıyor.

Bu 5 ili 96 bin 923 tasınmazla Kayseri, 94 bin 618 tasınmazla Mugla, 92 bin 348 tasınmazla İzmir, 86 bin 762 tasınmazla Ankara takip ederken, İstanbul’da da 72 bin 12 tasınmaz bulunuyor.

Hazine tasınmazlarının kapladıkları alan bakımından ise Karabük ilk sıraya çıkıyor. Karabük’te il yüzolçümünün yüzde 67,39′unu devlete ait tasınmazlar meydana getirirken, soz konusu oran, Balıkesir’de yüzde 52,81, Kastamonu’da yüzde 48,55, Adana’da da yüzde 46,88 olarak olçülüyor.

Rakamlar, İstanbul’un da yüzde 43,14′ünün mülkiyet bakımından devletin tasarrufu altında oldugunu ortaya koyuyor.

Faaliyet Raporunda, Hazine tasınmazlarının en az oldugu il ise Kilis seklinde belirleniyor. Kilis’te il yüzolçümünün sadece yüzde 1,02′sini olusturan 4 bin 837 Hazine tasınmazı bulunuyor. Onu yüzolçümünün yüzde 2.59′u Hazine tasınmazlarından olusan Hakkari, yüzde 4.18′le Van, yüzde 4.83′le Diyarbakır, yüzde 6.66 ile Aksaray izliyor.

YASAL DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ VAR
Bu arada Faaliyet Raporunda, Milli Emlak Genel Müdürlügünün Hazineye ait tasınmazlarının yonetiminde temel yetkili kurulus olmasına ragmen, diger kamu kurum ve kuruluslarının da ozel kanunlarla gorevlendirilmesi sonucu, Hazine tasınmazlarının yonetiminde koordinasyon sorunu yasandıgı belirtildi.

Raporda, bu sorunun giderilebilmesi ve Hazineye ait tasınmazların etkin ve etkili yonetiminin saglanabilmesi, tek elden idaresinin de muhafazası için kamu mallarının yonetimine iliskin usul ve esasları belirleyen bir yasal düzenlemeye ihtiyaç oldugu vurgulandı.

Milli Emlak Genel Müdürlügü Faaliyet Raporuna gore, Hazineye ait tasınmazların iller itibariyle sayıları, kapladıgı alan ve il yüzolçümü içindeki payları soyle:

Anahtar Kelimeler
Milli Emlak Genel Müdürlügü, Hazine tasınmazları

sohbet

Güncel Haberler

Günün Haberleri, Güncel Haberler, Haber Oku, Haber izle, Haber siteleri, Gazete Haberleri, Ege haber, Van Haber, Diyarbakır Haber, Kars Haber, Samsun Haber, İstanbul haber, bursa Haber, Türkiye Haber,

Başbakan ERDOGAN ‘ın Vanda Habertürk Sansürsüz Özel TV Haber Programına Katıldıgı Programın Videosu…

video

Basbakan Habertürk’te
Basbakan Recep Tayyip Erdogan, Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Yigit Bulut’un sorularını yanıtladı.
20 Mayıs 2011 Cuma, 21:03:09

..Van’dan yapılan canlı yayında Erdogan, güncel konulara iliskin soruları yanıtladı. Kürt sorunu konusunda yola cıktıkları ilk günden beri adımlar attıklarını kaydeden Erdogan, “Bizim kitabımızda ret, inkar, asimilasyon yok” dedi. Erdogan, ÖSYM Baskanı Ali Demir’in magdur oldugunu ve dava acması gerektigini söyledi. YGS ile ilgili protestoların medyada bir kisinin yaptıgı yayınlarla yayıldıgını bu kisinin de görevlendirildigini öne süren Erdogan, “Kopya yok, bir kisinin hakkı yenmedi. Yargı leyhte karar verdi” dedi. Erdogan, internete sansürün de söz konusu olmadıgını kaydetti. Erdogan, Kılıcdaroglu’nun “davetiye” iddiaları ve “kaset” skandallarıyla ilgili soruları da yanıtladı.

BAsBAKAN VAN MİTİNGİ

Yigit Bulut, Basbakan’dan önce Van halkına mikrofon uzattı

Programı izlemek icin tıklayınız…

Van’da acıkladıgı belgeler ve bugün gelinen noktadan bahsedelim. Özellikle Mem U Zin’den bahsettiniz…
Belgeler, daha cok Kürtce yayınlar, kasetler ve en sonunda Mem U Zin adlı eser. Bunlardan birincisi Bagdat’ta Kürtce olarak bastırılmıs olan kitabın meni ve mevcutlarının toplatılması… İmza, Reis-i Cumhur, İsmet İnönü.

İkincisi Suriye’de yapılıp yurdumuza sokulan Kürtce plagın menni. Bu da yine Bakanlar Kurulu’nun kararıyla. Reis-i Cumhur, İsmet İnönü.

Ücüncüsü Süleyman Haco tarafından yazılan ve Halep’te bastırılan modern Kürt edebiyatının yasak edilmesi ile alakalı. Yine Cumhurbaskanı İsmet İnönü…

Dördüncü belge de Kürt, fukara hayır cemiyeti tarafından 1932 yılında El- Cezire’de bastırılan kitabın yurda sokulmasının yasak edilmesi. Reis-i Cumhur, İsmet İnönü.

Bütün bunların yanında bir digeri de bugün gösterdigim Ahmedi Hani tarafından yazılan İstanbul’da basılan Mem U Zin adlı kitabın dagıtımının yasak edilmesi. Cumhurbaskanı İsmet İnönü.

Buna benzer onlarca belge var. En önemlisi Mem U Zin. Bizim dönemimize kadar yasaklı. simdi Kültür Bakanlıgımız tarafından bastırdık.

Böyle”sakıncalı” bir eseri niye yayınladınız?
Böyle edebi bir eserin yasaklanması mümkün degil. su anda hem Kürtce hem Türkce hazırladık. Halkın yüzde 98-99′unun Müslüman oldugu ülkede ilmihaller de yasaklandı. Kılıcdaroglu isine geldigi zaman yeni CHP isine geldigi zaman Atatürk’ün kurdugu partiyiz diyor. Belgeler ortada. Kürt kökenli vatandaslarımıza sesleniyorum. Bunun önün acan AK Parti oldu. CHP’nin koalisyona ortak oldugu yıllar oldu. En ufak bir ses cıkmadı. Bizim sözümüz vardı, bu yasakları kaldırarak bugünlere geldik. Bu süreci aynen devam ettirecegiz. Bunların Kürt sorunu deyip de gündeme getirdigi, bizim partimizi kurarken programımıza aldıgımız… Adına ister Kürt sorunu, ister dogu sorunu diyin… O günden bugüne bu calısmayı yapıyoruz. Biz o günden itibaren bu adımları attık ve peyderpey neticeleri aldık.

Kürt sorunu dendigi zaman ne ret var ne inkar var ne asimilasyon var AK Parti politikalarında. 60′a yakın Kürt milletvekilim var, Kürt bakan arkadaslarım var.

Etnik, bölgesel, dinsel milliyetcilige karsı oldugumuzu yola cıkarken söyledik.

PKK’NIN AJANSI MHP’Yİ, MHP DE ONLARI ÖVÜYOR
Kandil’in yönettigi yayınlarda nefret Türkiye Cumhuriyeti devletine yöneltilirken simdi AK Parti’ye yöneltiliyor. Bu sizi rahatsız mı ediyor yoksa güven mi veriyor?
Diger siyasi partilerin hedefe konmaması… AK Parti’nin cöZüm oldugu görülüyor. Siz cözüm ürettiginiz zaman hedef haline geliyorsunuz. Elindeki bütün enstrümanlar alınıyor. Ne diyecekler Kürt kökenli vatandaslarımıza?

Egitimde batıyla aynı standartlara geliyor. Saglıksa gurur duyacagımız hastane acılısı yaptık. Bunlar güneydogu ve dogunun ne hale geldigini gösteriyor. Bunları istismar edemiyorlar. Ben ret, inkar ve asimilasyonu nasıl islerim, diye bakıyorlar. Bu da ortadan kalktı. Kürtce propaganda yapılabiliyor. Bunlar ellerinden alındıkca daha da ileri gidiliyor. PKK’nın ajansı MHP’yi övüyor. MHP de onu övüyor. Her iki taraftan da AK Parti’ye karsı bir tavır var. Molotofların BDP ilce teskilatınca genclere dagıtılması sıradan bir olay degil. Secim bürolarımız atese tutuldu. Genel baskan yardımcımın bürosu…. Ama biz yılmayacagız.

simdi ne oldu? MHP Diyarbakır’a geliyor. Yıllarca söyledik. Hepimiz burada olmalıyız. Hepimiz burada olalım ki burada teröre zemin kalmasın.

Erbil’deki durumu nasıl degerlendireceksiniz? Sanki Erbil Türkiyelesmeye baslamıs.
Aramızda cok ciddi baglarımız var. Sıradan baglar degil. Dolayısıyla iletisim yogun bir sekilde devam ediyor. Kuzey Irak’ta ciddi sayıda Türk okulları var. Kuzey Irak’ın son zamanlarda yapılanmasına baktıgınız zaman Türk girisimcileri görürsünüz. İletisim ciddi manada gelisiyor. Kuzey Irak’la münasebetimizdeki olumlu gelismeler daha da ileri noktalara gidecek. Tarihten gelen baglarımız var. Bütün mesele huzur ve güvende dügümleniyor. Ekonomik anlamda istikrar…

Burada herkes issizlik diyor. İssizligin sebebi nedir? Özellikle Kürt kökenli kardeslerime sesleniyorum. Birinci derecede terördür. Güven ortamı tehdit ediliyor. Yatırımcı bu ortam olmadan girmez. Burası bakire bir alan. Terörle ilgili bölge halkıyla el ele mücadeleyi verelim, girisimci gelecektir. Altyapısı hazır. Yol var, havaalanı var…

Bugün 365 tane acılıs yaptık. Van’a her gelisimde elim dolu geliyorum. Burada insallah 5 yıldızlı otel… Ondan sonra büyükce bir park yine… Sagolsun belediyenin burada hizmet siyasetiyle alakası yok. İdeolojik siyaset. Gönül bunu arzu etmez. Van’ı yerel idarede de cok farklı bir konuma tasımamız lazım.

Akdamar’da attıgımız adım uluslararası bir adımdı.

Merkezi hükümeti elestiriyorlar belediyeyi elestirdiginiz zaman…
Türkiye’de belediyeler en adil sekilde haklarını bizim dönemimizde alıyor. Ekonomik anlamda geri kalmıs olanlara artı deger veriyoruz. Bu paraları ideolojik olarak kullanırsanız bu isi götüremezsiniz.

Yüksekova Belediyesi 17 milyon TL aldı, az para degil.

Yüksekova’da havalanı temeli atacaksınız halkın oraya gitmesi engellenecek… Bakın biz bunları yapıyoruz. Hakkari’de durum bu. Orada terör var diye durmak yok. Yol yapıyoruz, müteahhitlerin makineleri yakılıyor.

İsraf ekonomisi icinde bu parayı degerlendirirseniz batarsınız. Yatırımların yerinde yapılması lazım. Tüm bütce giderlerinin yüzde 30′u personele gitmesi lazım. Yüzde yüzü asanlar var. Borclanarak personelinin maasını ödeyemeyen belediyeler var.

BDP’ye “Van minüte” mi dediniz, bircok belge acıkladınız?
Bu belgeler daha cok CHP ile ilgili belgelerdir. AK Parti iktidarında kimse ret, inkar, asimilasyon var diyemez.

O kitabın (Mem U Zin) yasaklanmasının sebebi Kürtce olması… Tahtalar üzerine yazardı, onun üzerine Elifba ögrenmeye giderdik.

Kütahya depremi ile ilgili son durum nedir?
Dün gece depremin haberini alır almaz basbakan yardımcım basta olmak üzere devreye girdiler. cevre Bakanımız hemen Simav’a hareket ettiler. Kızılay, kurtarma ekiplerimiz, hepsi oraya intikal ettiler. Vali Bey’le gece saat 12.00′ye dogru görüsmem oldu. İki vatandasımız öldü, birisi binadan inerken, digeri kalp krizi sonucu… 60 civarında yaralı ayakta tedavi gördü. Agır hasar gören binalar var. İki üc binanın yan yattıgı yönünde bilgiler var. Orada gerekli tespitler süratle kurulmus olan komisyon tarafından yapılacak. Bu deprem sonraları yapmıs oldugumuz kentsel dönüsümü burada da yapmayı planlıyoruz, öncekiler gibi bir durum varsa. Oradaki kardeslerim hicbir endise tasımasın.

Yeni bir fay hattı tanımladınız. Silivri-Kandil dediniz…
Silivri-Kandil, Silivri-Ankara…

Silivri yargılananaların bulundugu bir yer. Kandil’dekileri de ortaya koydugunuz zaman… Hala ayakta olan bir seyler var. Bu yapı cökertilemedi mi?

Bu isi tamamıyla bitirmis olsak terör gibi bir bela basımızda olmaz. 12 Eylül’de bu ittifakı gördük, CHP, MHP, BDP illegal örgütler Hayır’da birlestiler. Biz orada adeta tek basımıza mücadele verdik. Benzer bir mücadele karsımızda. 12 Haziran’da aynı duruma düsmek istemiyorlar. ROJ TV’nin MHP’ye methiyesi var. MHP genel baskan yardımcısının onlara methiyesi var. Buralarda bir seylerin döndügü cok acık ortaya cıkıyor. AK Parti’nin düsürülmesi kimlerin ortak paydasını teskil ediyor? Baktıgınız zaman bir kısım medya da bunların icinde. Bunları da cok akıllıca yapıyorlar. Biz de tabii yıllarca onların bu oyunu karsısında pistik.

Bu kirli ittifak yıkılmadı yani?
Uzantılar var… Eskisi kadar güclü olduklarına inanmıyorum. Bu kadar hizmet yapamazdık.

1960′larda sonra ne zaman devalüasyon o zaman darbe… Bir bakıma finansal ergenekon da var. Bu yapı finansal olarak da beslenmis.
Bazı kalıntılar olabilir. Mesele biz nereye geliyoruz. Geldigimizde ilk darbeye devletin borclanma faizini asagı cekmemiz oldu. su anda Amerika’da Fed’in faizi nedir? Bizde nicin 7-8 olsun? Maliyetler üzerinde olumsuz bir etkisi var. Parayla para kazanmayı teskil ediyor. Biz diyoruz ki reel yatırımlardan para kazanılsın. Paradan para kazanılmasının bedelini millet ödüyor.

Bizim IMF’ye borcumuz 23.5 milyar dolardı. Herkesin aman kapısına dayanma dedigi bir kurumdu. Biz 3.5 yıldır hicbir anlasma yapmadık. Ama MHP bu anlasmayı yaptı. 4.9 milyar dolara düstü IMF’ye borcumuz.

Merkez Bankası’na geliyoruz. Bize 27.5 milyar dolar devretti. yarıdan fazlası Avrupa’daki isci kardeslerimin dövizi. simdi 95.3 milyar dolar oldu. Yolsuzlukların oldugu bir ülkede bu kadar güclü yatırımları yapabilir misiniz?

230 milyar dolarda aldık milli geliri, 740′a ulastık. Bunlar gözardı ediyorlar. simdi yine Sayın Bahceli asgari ücreti 825 lira yapacagım. Güzel insan 184 lirada bize bıraktın. Asgari ücreti rakam üzerinden konusma, satın alma gücüne göre konus. Senin 184 liran o zaman ne kadar ekmek alıyordu? simdi ne kadar alıyor buna bakalım. simdiki durum gerideyse ben cekilmeye hazırım.

Nema adı altında 13.5 katrilyon kesildi. Diger partilerin, hepsinin günahı var. Devlet iscisine, memuruna borclu olamaz dedik, bu paraları süratle ödedik. Ardından KEY diye bir olay cıktı. Zavallı kardesimi konut edindirecegim diye paralarından kesmisler. Bunlar nicin kesiliyordu? Hükümetlerin kredibilitesi kalmamıstı. Bizim böyle bir sıkıntımız olmadı. Yere saglam basıyoruz. ciftciye verdikleri kredinin faizi yüzde 59′du. Biz yüzde 5 faizle veriyoruz.

2000-2001′deki gibi bir “finansal giyotin” riski var mı?
Göreve geldigimizden bu yana özellikle medya bircok tezgahın icine girdi. Bu isi yapamazlar… Bu isin anahtarı bir, liderlik olayı. Hem yönlendireceksin hem de idareyi elinden kacırmayacaksın: Sevki idare…

Dürüst olacaksın. Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklarla mücadele dedik. Kaynak burada. Biz kaynak Tayyip demedik. su ana kadar da basarılar birbirini kovaladı. Borsa 11 civarındaydı. su anda 60 binin üzerinde. Biz cok büyük paralar kazandık diyen is adamaları var. Bu is adamlarının rahatsız oldukları bir sey var. simdi o kadar rahat para kazanamıyorlar. Ama öyle is adamlarımız var ki “Ben yatırım yapmaya hazırım, siz bana imkan verin” diyor.

Siz HES’lerle Türkiye’yi ciddi manada donatırsanız dogalgaza muhtac olmayacaksınız. Dogalgazın maliyeti bize cok pahalı. Ama hidroelektrik santrali ucuz. Aynı sekilde termikte…

MEDYADAN DURUP DURURKEN sİKAYET ETMİYORUZ
Medyadan sikayetcisiniz…
Durup dururken sikayet etmiyoruz. Medya bu ülkeye yardımcı olmuyor. Medya gücünü hangi istikamette kullanıyor? Ülkenin kalkınması, birikimini artırması icin mi yoksa menfaatleri icin mi?

Huyudurlar, iktidarları köseye sıkıstırılar. En sonunda “sunu ver” derler. Secime giderken bütcemiz fazla veriyor.

Sokaktaki terör basladıgı zaman manset degisiyor, borsadaki hareket degisiyor…
Bizimle islerine geldigi zaman da araları cok iyi. Ama bir anda her sey degisiveriyor. Bizden ne istiyorsunuz, diyorlar. Bu kadar güzellikleri bir anlatın. Bugün gazetelerin hicbirine bakmadım. Dün Siirt’te yaptıgım acılıslar var mı? Bugün mesela bu kadar acılıs yaptık Van’da. Yarın bakın yazılı medyaya… Bugün görsel medyada ne kadar verildi bilmiyorum. 365 tane acılıs yaptık. Bunun bir heyecanını duymak gerekmez mi? Bir araya geldigimiz zaman da, haberim yoktu, yurt dısındaydım… Elimizden geldigince halkımızabunları duyurmaya calısıyoruz.

Kürtce yasaklardan bahsettiniz. Türk halkının denize girmesi yasaktı. Bir metre tekneye inanılmaz vergi… Sanki gizli bir el denize inmeyi yasaklamıs. simdi o kalktı, denizde ulasım basladı…
Bir sey daha yaptık. Kabotaj icindeki bütün gemilerin ve balıkcı motorlarının ÖTV’lerini kaldırdık. Gemi insaat sektörüne cok büyük destekler verdik. Uluslararası kriz olmasaydı cok farklı yerde olurdu.

DAVETİYE YANITI
Davetiyeyi özel ucakla gönderdiniz mi?
Sayın Kılıcdaroglu gercekten dürüst bir siyasetci olarak karsımıza cıkmadı. Ve siyasetci de olamadı. Böyle siyaset yapılmaz. Bir defa ben söyle demedim, böyle demedim diyor. ‘Kendi kızının davetiyesini özel ucakla Ürdün’e göndermeyeceksiniz’ diyor. Ben agır ifadeler kullanınca manevra yapmaya basladı. Bunlar benim hayatımda olmayacak seyler. Bizim araclarımız bizde zata tahsislidir. Adeta kendi aracınız gibi kullanırsınız. Baska bir arac kullanmazsınız. Bu ucak veya araclar bu sekilde kullanılır. Benim Ürdün seyahatim resmi bir seyahat degil. Kralın davetlisi olarak gittim, gidince de ben kızımın davetiyesini orada verdim. Neymis Tufan Türenc yazmıs düzeltmemisim. Ben bütün ekibimle bunu mu takip edecegim? Kusura bakmayın ama kayda deger bulduguma cevap veririm. Her seye cevap vermek durumunda degiliz.

İnternetin sansürlenmesi ile ilgili iddialar var…
Bir defa hükümet tarafından yapılan bir uygulama yok. İsteyenler filtre mekanizmasını kendileri alır. Hükümet olarak isi gücü bırakıp bunlarla ugrasmamız mümkün olabilir mi? Ne böyle hazırlıgımız var ne de böyle bir yöntem var. Bu konularda bugüne kadar da hicbir adım atmadık. ÖSYM’deki iddiaların nasıl sonra yalan oldugu ortaya cıktı. İnternet olayı da bu sekilde yalandır. AK Parti’ye saldırmadaki degisik yöntemlerden biridir. Böyle bir sey söz konusu degildir, karsısında bizi bulur.

“MEDYADA BİR KİsİNİN TAHRİKİ…”
YGS’de acıklama yapmak icin son ana kadar beklediniz…
İnandım. İnandıgım gibi de cıktı. ‘Bir tane yavrumuzun burada hakkının zayi olmsına müsaade etmeyiz’ dedik. ‘Konu yargıdadır isi takip ediyoruz’ dedik. Ne oldu yargı leyhte karar verdi. İkinci imtihana ha gayret diyorum. Burada da yine medya var. Bir kisi var onun etrafında yürütüldü. Sonra dalga dalga illegal örgütlere kadar yayıldı. Ögrenci bunu ne bilir?

Medya bunu niye yapar?
Görevlendirme var. ÖSYM bagımsız bir kurul. Bunun partiyle ne ilgisi var. Ve dogru cevaplara baktıgınız zaman bir önceki yıllara göre daha düsük. Önemli olan kopya var mı? Kopya olmadıgını ögrenince de vicdanen rahat oldum. O kisinin bu is üzerindeki kampanyasını da söylüyorum. Mensubu oldugu yayın organında da kösesdinde de sürekli bu isi tahrik etti. Mahseri vicdanda mahkum olacaklar. Gelecekte de bunlar bedelini cok agır ödeyecekler.

Vicdanen mi hukuken mi?
Hukuken de olabilir. ÖSYM Baskanı’nın dava acması lazım. Onun da hakkını araması lazım. Manen ciddi bir magduriyete ugradı. 1 milyon 700 bin gencin üzerinden rant elde etmeye calısıyorlar. Basta Kılıcdaroglu… Ali Bey’in profesrtlügüne hakaret etti, söylenmedik laf bırakmadı…

KASET SKANDALLARI
“Özel mesru olandır. Gayri mesru bir uygulamayı kendi özeli diye vermezsiniz. Toplumun ahlaki degerleri var. Ahlak cercevesi icinde olan özeldir. Gayri ahlaki olanı özel diye gösteremezsiniz. Örnek alınması gerekli olanlar yasam tarzlarına dikkat edecekler. Hem aileyi tehdit eden tarzlara dikkat edecekler.

Kaset olayını kendileri cıkardılar. Kendileri cıkardıktan sonra bize mal ettiler. Bize düsen TİB’e bu noktada isin üzerine gitme noktasında yönlendirmektir. Yayından kaldırılması basarıldı. Bundan sonrası yargıda. Sıkısınca bunu AK Parti’nin üzerine yıkmaya calısıyorlar. AK Parti belden asagı is yürütmedi.

Ben böyle bir gercegi kabullenmek istemiyorum. Siyasetin kasetle sekillenmesine de karsıyız. Son dönemde Bahceli’nin ‘İstifaları kabul etmiyorum’ ifadeleri kendi ic sorunları. Gönül arzu eder ki bunların dedikodusu bile olmasın. Önemli olan bunların istifasını beklemek degil temizlenmesi. Ondan sonra biz temiz siyaset nasıl diyecegiz?”
.Anahtar Kelimeler
Basbakan Recep Tayyip Erdogan, Yigit Bulut .

Tecavüzün sessizlestirdigi kadınlar!
Bir Psikologun İtirafları
21 Mayıs 2011 Cumartesi, 10:01:00

..Bülent Günal / HT CUMARTESİ
bgunal@htgazete.com.tr

Meslekte 30 yılını dolduran Psikolog Nur Yaycıoglu’nun Pozitif Yayınları’ndan cıkan “Bir Psikologun İtirafları” adlı kitabında birbirinden carpıcı yasanmıs olaylar yer alıyor. Kitaptaki en dikkat cekici bölümlerin basında ise tecavüze ugrayan kadınların sözleri geliyor.

Tecavüze ugrayan bir kadın, bir cocuk ne hisseder? Yasadıgı bu büyük travma hayatının geri kalanını nasıl etkiler? Tecavüze ugrayan kadınların, cocukların büyük cogunlugu sessizlige bürünüyor, yasadıgı acıyla bas basa kalmayı tercih ediyor. Ugradıgı haksızlıgın üzerine gitmek icin psikologların kapısını calanlar da var. Tecavüze ugrayan bir kadın psikologla neleri paylasır? İste tüm bu sorunların yanıtlarını mesleginde 30 yılı dolduran psikolog Nur Yaycıoglu, “Bir Psikologun İtirafları” adlı son kitabıyla veriyor. Nur Yaycıoglu’na göre, tecavüz, terapisi en zor ruhsal sorunlardan biri: “Kadınların duygusal takıntılarının en acıtıcısı tecavüz vakalarıydı. Hep de öyle kalacak. Bu sanssızlıgı genc bir kızken, hatta cocukken yasayan sadece kadınlar mı? Ya erkek cocuklar? Toplumda hep gizlense de, kücücük kollarında damgayla ve ‘fiili livata’ yazan sevk kâgıtlarıyla hastaneye getirilen o sirin oglan cocuklarını nasıl unutabilirim?’’ Psikolog Yaycıoglu, tecavüze ugrayan kadınlarla diyaloglarını da yazıyor. Egitimli bir kadın söyle diyor: “Benim hic sucum yoktu. Caddeden gecerken bana birkac kez bakmıstı. Beni izlemis olmalı, is cıkısında bakkala ugradıktan sonra kacırıldıgımı anımsıyorum. Feciydi. 15 yıl gecti. simdi evliyim. Kocamla birbirimizi seviyoruz. Ama aklımda hep intikam fikri…”

TECAVÜZCÜM ZENGİN BİR İsADAMI
Genc kadın yasadıgı sıkıntıyı su sözlerle anlatıyor: ‘’Bu olayı ve bana tecavüz edeni hic unutmadım. Son zamanlarda iyice kafama taktım. Gecenlerde ‘Acaba o simdi ne durumda?’ diye aklıma geldi. Bir rastlantıyla onu tanıyan biri, o kisinin cok iyi bir konumda, zengin ve mutlu bir isadamı oldugunu söyledi. Almıs yürümüsmüs. cok canım sıkıldı cünkü cezalandırılmalıydı. Bunca yıl sonra, ‘Nasıl intikam alırım?” diye düsünmeye basladım. Allah’a dua ediyorum, onun basına türlü kötülügün gelmesi icin. Sonra o igrenc mahluk icin Allah’ın adını anarak günaha girmekten korkuyorum. simdiki durumuma sükretmek ve ailemle mutluluktan ucmak yerine, aklımı, duygularımı o kisiyle dolduruyorum diye kendime de kızıyorum. cıldıracagım galiba.’’

‘Üvey agabeyimin tecavüzüne ugradım’
“Üvey agabeyimin ilk tacizinde 8 yasındaydım. Agabeyler böyle yapar sanıyordum. Annem, babam, üvey agabeyim, kız kardesim, kısın ve misafir geldiginde aynı odada yatıyorduk. Bulug cagındaki agabeyimin cinsel duyguları annemle babamın cinsel birlesmeleri yüzünden de uyarılıyordu herhalde. Cinsellikten nefret ediyorum. Üvey agabeyim hic sucluluk duygusu cekmemis olacak ki simdi evlendi, bir de kızı var. Utanmadan yüzüme bakabiliyor.”

Tecavüze ugrayan kadınların cümleleri

- “Sucluluk duyuyorum, suclu olmadıgım halde. Hep utanıyorum ve kendime acıyorum. Bu beni kahrediyor.”

- “Onun ölmesini, yok, önce acı cekmesini istiyorum. Parcalanmasını, sakat kalmasını…”

- “İntihar etmekten cok korkuyorum. cünkü bunu yapanların arkasından, ‘Madem ki ölmek istedi, ne yapalım güle güle’ deniyor. Belki önce onu öldürmeliyim.’’

- “Ben annemin ugradıgı tecavüz sonrası dogmusum. Annem beni hic sevmedi, babama benzedigim icin benden nefret etti. Beni hic öpmedi, ona sarılmak istedigim zaman beni hep itti.”

- “Aile ici tacize ugradıgımda daha ortaokuldaydım, anneme söyleyemedim. Teyzeme söyleyince, susmamı, yoksa cinayet cıkacagını söyledi. Sustum, bir süre sonra da tecavüze ugradım.”
.

Polis helikopteri düstü!
Pilot yaralı kurtuldu, 4 kisi hayatını kaybetti
20 Mayıs 2011 Cuma, 16:53:12

..İstanbul Beykoz’da bir polis helikopteri denize düstü. Helikopterin pilotu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Kemal Özdemir kurtuldu, kazada kaybolan 4 kisinin cesetlerine ulasıldı.

İstanbul’un Beykoz ilcesinde Anadolu Kavagı yakınlarında düsen emniyete ait AL-02 tipi helikopterin icinde 5 kisi bulunuyordu. Helikopteri kullanan İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Özdemir’in kazadan sag kurtuldu, Bilgi İslem sube Müdürü Ragıp Ali Bilgen’in de aralarında bulundugu 4 kisinin ise cesetlerine ulasıldıgı belirtildi.

Kazanın ardından havadan ve denizden sürdürülen arama calısmaları sonucunda bulunan cesetler, deniz taksiyle İstanbul Bogaz Komutanlıgına ait limana getirildi.

Bilgi İslem sube Müdürü Ragıp Ali Bilgen ve 10 yasındaki oglu Deniz Bilgen, Komiser Murat Güclü ve THY Ucus Akademisi 2. pilot adayı Mehmet Oray Sarıcay’ın cesetleri, ambulanslarla Pasabahce Devlet Hastanesinin morguna kaldırıldı.

Cesetlerin limana getirilmesi sırasında İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da hazır bulunurken, kazada hayatını kaybedenlerin yakınları sinir krizi gecirdi.

Helikopter kazası sonucu hayatını kaybeden 1′i cocuk 4 kisi icin bugün saat 14.00′te İstanbul Emniyet Müdürlügü Yerleskesinde cenaze töreni düzenlenecek.

Cenaze töreni icin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin capkın’ın talimatı üzerine telsizden anons cekilerek cenaze töreninin yapılacagı yer ve saat konusunda personele bilgi verildi.
.Anahtar Kelimeler
istanbul, beykoz, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı, Anadolu Kavagı, Kemal Özdemir, polis helikopteri, Ragıp Ali Bilgen .

Atatürk’ün askı sinema filmi oluyor!
Filmde rol alacak isimler belli oldu…
20 Mayıs 2011 Cuma, 14:14:55

..Mustafa Kemal Atatürk’ün Makedonya’nın Manastır (Bitola) kentindeki askeri İdadi’sinde okudugu yıllarda (1896-1899) Eleni Karinte adlı Ulah kökenli bir kızla yasadıgı ask beyaz perdeye aktarılıyor. Makedon yazar Deyan Dukovski’nin “Balkan ÖlmemistirBalkan Ölmemistir” adlı eserinden uyarlanan ve aynı adı tasıyan filmin cekimlerine önümüzdeki günlerde baslanacagı bildirildi.

Yönetmenligini Aleksandar Popovski’nin yapacagı film, Makedonya’nın “Kino Oko” sirketiyle Sırbistan, Hırvatistan ve Slovenya’da sinema sirketlerinin ortak yapımı olacak. Makedonya Kültür Bakanlıgı’nın da maddi destek verdigi filmde Mustafa Kemal Atatürk rolünü, “Elveda Rumeli” adlı TV dizisinden tanınan Makedonya’nın Türk kökenli ünlü sanatcılarından Ertan Saban, Eleni Karinte rolünü ise Natasa Solak canlandıracak.

Natasa Solyak fotografları icin tıklayınız…

Yönetmen Aleksandar Popovski filmin cekimlerine önümüzdeki hafta icinde baslanacagını belirterek, “Atatürk’ün yasadıgı bu büyük askın özünü sinmaseverlere aktarmaya calısacagız” diye konustu.

Popovski filmde Hırvatistan ile Slovenya;dan bir cok sanatcının yanısıra son yıllarda Amerika’da adını duyuran Hırvat kökenli aktrist Rade serbetciya’nın da rol alacagı belirtildi.

AA

.Anahtar Kelimeler
mustafa kemal atatürk, Ertan Saban, Aleksandar Popovski, Eleni Karinte, Natasa Solak, Deyan Dukovski, Balkan Ölmemistir .

Tarkan adam olmayı unutmus
Kral TV Müzik Ödülleri töreninde En İyi Erkek Sanatcı ödülünü Tarkan’a vermek icin sahneye cıkan ancak Megastar ödülü almaya gelmeyince soke olan Hülya Avsar agır konustu:
21 Mayıs 2011 Cumartesi, 09:03:43
“Tarkan cok basarılı biri ama bence adam olmayı unutmus…”

BİRcOK SANATcIYI cOK KIRDI
Hülya’nın son vurusu cok sert oldu! Kral TV Müzik Ödülleri’ne 7 dalda ödül alarak damga vuran Tarkan, törendeki tavrıyla bircok sanatcıyı kırdı! Ödülleri almak icin sahneye cıkmayıp gecenin sonunda toptan alan Tarkan’a kırılan sanatcılardan biri de Hülya Avsar! En İyi Erkek Sanatcı ödülünü vermek icin sahneye cıkan ancak Megastar ödülü almaya gelmeyince soke olan Avsar, cok agır konustu: “Tarkan cok basarılı biri ama bence adam olmayı unutmus…”

“O GECE SILA’YA HAKSIZLIK YAPILDI”
Tarkan’ın sarkılarının kendisine göre olmadıgını ve kendisine uymadıgını söyleyen Hülya Avsar, “Ödül gecesi Sıla’ya haksızlık yapıldıgını düsünüyorum. Söyleyecek cok sey var ama simdilik susuyorum” dedi. Yeni bir single cıkarmaya calıstıgını belirten Avsar, “Ancak sanat dünyasındaki arkadaslarımız, gündüz uyuyup gece calıstıkları icin altı aydır hicbir yol kat edemedik” diye konustu.

HT MAGAZİN YAZARI RAHsAN GÜLsAN YAKTI

HÜLYA AVsAR cOK KIRILMIs TARKAN’A
Önceki gün Tarkan’ı kuliste oldugu halde cıkıp ödüllerini almaması nedeniyle elestirdigim yazımın ardından Hülya Avsar ile telefonda konustuk. Genel olarak söyleyebilecegim sey, Tarkan’a cok kırılmıs. Hatta cok kelimesi ne kadar kırıldıgını dogru anlatır mı emin degilim. Uzun konustuk telefonda. Ama sadece bir cümle yazmama izin verdi. Cümle ise duygularının tam tercümanı olacak sekilde bir cümle: “Tarkan cok basarılı biri ama bence adam olmayı unutmus…” Sanırım Hülya Avsar o gece Kral TV ödül töreninde yasananlar sonrası Tarkan’ı sildi.

Anahtar Kelimeler
Hülya Avsar, tarkan, Kral TV Müzik Ödülleri

15 yas kücük sevgiliyle el ele
Sevgilisiyle el ele görüntülenen Suna Yıldızoglu evlenmek istemiyor!
20 Mayıs 2011 Cuma, 08:26:25
Hafta sonları Galata VVisteria Bar’da sahne alan Suna Yıldızoglu, önceki aksam kendisinden 15 yas kücük sevgilisiyle el ele görüntülendi. Fotograflan cekilirken sevgilisinin elini bırakan Yıldızoglu, “Zafer mühendis ve 9 yıldır beraberiz. O benden 15 yas kücük ama bu aramızda sorun olmuyor. İkimizde evlenmeyi düsünmüyoruz” diye konustu.

HT MAGAZİN / Bora BAgCIBAsI

IMF’de secim süreci basladı
Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörleri Kurulu, yeni IMF baskanının belirlenecegi secim sürecini baslattı.
21 Mayıs 2011 Cumartesi, 10:46:03
Kurul, cinsel taciz iddiasıyla ABD’de tutuklandıktan sonra IMF baskanlıgından istifa eden Dominique Strauss-Kahn’ın yerine gecmek icin aday basvurularını gelecek pazartesi gününden itibaren kabul edecek.
IMF’den yapılan acıklamada, aday basvurularının 10 Haziran’a kadar yapılabilecegi ve IMF’nin yeni baskanının 30 Haziran’a kadar secilmis olmasının hedeflendigi belirtildi.
Acıklamada, 24 üyeli İcra Direktörleri Kurulu’nun, yeni baskanın belirlenecegi secimin “acık, liyakat temelli ve seffaf bicimde” yapılmasına imkan veren bir süreci onayladıgı kaydedildi.

YENİ BAsKAN NASIL SEcİLECEK?
Secim sürecinde nasıl bir yol izlenecegine dair ayrıntılara yer verilen acıklamaya göre, IMF baskanlıgı icin basvuru süresi tamamlandıktan sonra eger adayların sayısı ücü gecmisse, İcra Direktörleri Kurulu, adayların profilleri ve Kurul icinde aldıkları destege göre yapacagı degerlendirme sonucunda listeyi 3 adaya indirecek.
Adaylar bildirildikten sonraki 7 gün icinde, 3 adaya indirgenen kısa listeyi uzlası yoluyla hazırlamayı hedefleyen Kurul, kısa listeyi olusturana kadar adayların ismini gizli tutacak.
Kısa listenin hazırlanmasının ardından ise, IMF’nin yeni baskanının İcra Direktörleri Kurulu’nca secilmesi asamasına gelinecek. Adaylarla Washington’da biraraya gelecek olan Kurul, daha sonra kendi arasında toplanarak adayları degerlendirecek ve iclerinden birini baskan sececek. Kurul’un, yeni baskanı oylama sonucunda secebilecegi, ancak hedefinin uzlasarak secmek oldugu belirtildi.

Terim’in adı hisseleri ucurdu
Bu sezon zor günler geciren Galatasaray’ın teknik direktörlük icin gecmiste büyük basarılar yakaladıgı Fatih Terim’le anlastıgı haberi dün kulübün İMKB’deki hisselerini yüzde 8.7 artısla gün ici zirveye tasıdı
21 Mayıs 2011 Cumartesi, 09:04:51
Galatasaray’ın futbol kulübünün teknik direktörlügü icin Fatih Terim ile prensip anlasmasına vardıgını resmen duyurması, kulübün borsadaki hisselerini de ucurdu. İMKB’nin yüzde 0.68 deger kaybettigi haftanın son islem gününe Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan “Fatih Terim ve İsvecli futbolcu Johan Elmander’le prensip anlasmasına varıldı” acıklamasıyla baslayan Galatasaray’ın, hisselerine yatırımcısından da yogun talep geldi.

Önceki gün 368 TL’den kapanan Galatasaray hisseleri dün güne 381 TL’den baslamasının ardından günicinde gelen alımlarla kapanısta yüzde 8.7 yükselisle 400 TL’ye cıktı. Hızlı yükselen hisseler, Galatasaray’ın piyasa degerini de bir günde 651 milyon dolardan, 57 milyon dolarlık artısla 708 milyon dolara cıkardı. İMKB’de günün en cok yükselen hisseleri arasında da dördüncü olan Galatasaray hisselerinde dün 26 milyon TL’lik islem hacmi gerceklesti.

YATIRIMCI TRABZON’DAN UMUDU KESTİ
Galasaray’daki hızlı yükselise karsın İMKB’deki diger spor hisseleri dün dalgalı bir seyir izledi. sampiyonluk yarısında son haftaya Fenerbahce ile puan puana giren Trabzonspor’un hisseleri yüzde 4.73 deger yitirerek, günün en cok kaybeden spor kulübü oldu. Fenerbahce hisseleri önceki günkü fiyatı olan 88.75 TL’den kapanırken, Besiktas hisseleri ise yüzde 0.22 yükselisle günü tamamladı.
HT EKONOMİ

Anahtar Kelimeler
galatasaray, fenerbahce, fatih terim , İMKB

Türkiye’nin en büyük cevrimici oyunu baslıyor
TTNET’in Playstore-Crysis 2 oyun turnuvası 1 Haziran–1 Eylül tarihleri arasında yapılacak
21 Mayıs 2011 Cumartesi, 09:43:09
Türkiye’nin en büyük cevrimici oyun turnuvası olması beklenen etkinlikte yarısacak oyuncular, 40 bin TL degerinde hediyeler kazanacak. Yaklasık 2 ay önce Türkiye’nin ilk oyun magazası Playstore’u acan TTNET’in düzenledigi turnuvaya yaklasık bin kisinin katılması ve 100 bin kisinin turnuvayı izlemesi bekleniyor.